AyetelKürsi’deki Sırlar. Kalbinde, ciğerlerinde veya midesinde rahatsızlık olanlar, -doktorların tavsiyelerine uymakla beraber- Ayetel Kürsi’yi bir kaba yazar, içine zemzem suyu koyar ve o suyu üç kere okuyup Allah’ın kendisine şifa vereceğine inanarak sabahları aç karına içerse, Bi-iznillah hastalığına şifa olur. Bir kimse rızkının genişlemesi, borcundan
AyetelKürsi'nin anlamı, fazileti ve önemi nedir? AYETEL KüRSİ'NİN ANLAMI FAZİLETİ ÖNEMİ MANASI: Allah'tan başka hiç
AyetelKürsi Okumanın Faziletleri Nelerdir? Ayetel Kürsi'nin Ana Konusu Ve Önemi Nedir? Ayetel Kürsi gündelik yaşamda en çok okunması söz konusu olan ayetler arasında bulunmaktadır. Ayetel Kürsi hem dua ve korunma maksatlı olarak
AyetelKürsi okumanın fazileti, Ayetel Kürsi'nin okunuşu ve meali, Bedir savaşı, Uhud savaşı, Hendek savaşı, Hudeybiye anlaşması, Mekkenin fethi, Son Güncelleme : 16.03.2021 10:21:54. Kaynakça / İçeriği Geliştiren Uzmanlar. Uzm. emine kedici - 16.03.2021 10:21:54;
Baştadadediğim gibi “Berhetiyye” Ruhani İlimlerin başıdır. Berhetiyye Allahu Tealanın mübarek isimleridir.Tıpkı 99 ism-i şerifi gibidir.Ancak Berhetiyye nin ruhsal varlıklara tesiri çok yüksektir.Ve dünya üzerinde bu isimler kadar güçlü başka bir yöntem veya metod bulunmamaktadır. Bu dua tesirli fakat ağır bir duadır.
AyetEl Kursinin Faziletleri Ayetel Kürsi'den çıkarılan mesajlar Allah'tan başka ilah olmadığı Diri ve her daim kaim olduğu Allah'ın uyumadığı ve uyuklamadığı Yer ve göğün onun olduğu Allah'ın dışında hiç kimse kimseye şefaat edemeyeceği Allah'ın her şeyi bildiğini İlmini kimsenin bilmeyeceği (sadece izin verdiği hariç)
CTtQysy. Ayetel Kürsi Anlamı Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. Ayetel Kürsi Ayetel Kürsi anlamı ve fazileti, Bakara Suresinin 255. ayetidir. Peygamberimizin ayetlerin efendisidir diye buyurduğu için en büyük ayet anlamına gelen Ayetel Kürsi denilmiştir. Bir çok Müctehid ve alimden günümüze Ayetel Kürsinin faziletleri hakkında bir çok bilgi gelmiştir. Akşam yatmadan önce ve sabah kalkınca okumanın bir çok faydasının olacağı söylenmektedir. Ayetel Kürsi Arapça Okunuşu Allahû la ilahe illa hûvel hayyûl kayyum, la te’huzûhu sinetûv vela nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, men zellezi yeşfeu indehu illa bi iznih, ya’lemû ma beyne eydihim ve ma halfehûm, ve la yûhıytune bi şey’im min ilmihi illa bi ma şa’, vesia kûrsiyyûhûs semavati vel ard, ve la yeudûhu hıfzuhûma ve hûvel aliyyûl azim Ayetel Kürsi Anlamı Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. Ayetel Kürsi Faziletleri “Cibril bana geldi. Cinden bir ifrit sana tuzak kurmak istiyor. Yatağına girdiğin zaman Âyetü’l-kürsi’yi oku. Yani yatmadan evvel Âyetü’l-kürsi’yi oku.’ dedi.” “Kim farz olan her namazın ardından Âyetü’l-kürsi okursa, ondan sonraki namaza kadar mahfuz kalır.” Bu hadis sebebiyle her farz namazdan sonra Âyetü’l-kürsi okunur. “Kim sabah çıkınca Âyetü’l-kürsi ile Ha-mim tenzilül kitabi minellahil azizil alim’ suresinin evvelindeki iki âyeti okursa, o gün akşama kadar bela ve kazalardan mahfuz kalır. Kim de akşama dahil olunca onları okursa o gece sabahlayıncaya kadar mahfuz bela ve kazalardan olur.” “Uyurken Âyetü’l-kürsi okuyana şeytan yaklaşmaz.” Ayetel Kürsi Fazileti Muhammed b. İsâ’dan nakledildiğine göre İbnü’l-Aska’ şöyle der “Adamın biri Hz. Peygamber’e gelip, Kur’an’ın en faziletli âyeti hangisidir?’ diye sordu. Resulullah asm. şöyle buyurdu Âllah’u Lâilâhe illâ huve’l-Hayyu’l-Kayyûm… ” Müslim, Müsafirîn, 258; Ebû Dâvûd, el-Huruf ve’l-Kiraa, 35; İbn Hanbel, V/142. Başka bir hadisi şerifte; “Kur’an’ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü’l-kürsi’dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. ” Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 2 Resulullah bir defa Ka’b oğlu Ubey’e, ezberinde olan ayetlerden hangisinin daha yüce olduğunu sormuş, “Allah ve Resulu daha iyi bilir.” cevabını alınca, soruyu tekrar etmiş, bunun üzerine Ubey, bildiği en yüce âyetin “Allahu lâ ilâhe illâhüve’l-Hayyu’l-Kayyûm” olduğunu söylemiştir. Resulullah asm aldığı cevaptan memnun olarak Ubey’in göğsüne vurarak “Ey Ebû Münzir! İlim sana kutlu olsun. ” buyurmuştur. Ebû Dâvûd, Vitir,17 Hz. Peygamber asm şöyle buyurmuştur “Ayetül kürsi Kuran ayetlerinin şahıdır.” Tirmizi, Fedailü’l-Kur’an, 2 Bu ayeti kerimede Cenab-ı Allah’ın yüceliği, sıfatları, kainatta meydana gelen büyük olayların tamamen onun iradesi doğrultusunda vuku bulduğu, onun isteği ve izni olmadan hiç bir kimsenin başkasına şefaat edemeyeceği, O’nun kürsüsü, göklerde ve yerdekilerin ona ait olduğu hakkında bilgi verilmektedir. Ayetel Kürsi Dinle Hafız Abdulbasit Abdüssamed Arapça Yazılışı اَللّٰهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir “Resulüllah’ı dinledim, minberi üzerinde Hazreti Musa’dan haber veriyordu. İsrail oğulları Hazreti Musa’ya “Ey Musa! Senin Rabbin uyuyor mu?” diye sordular. Hazreti Musa da onlara “Allah’tan sakınınız” deyip onları böyle sorulardan menetmeye çalıştı. Bunun üzerine Allah bir meleği Musa’ya gönderdi. Üç gün üç gece onun uyumamasını sağladı. Sonra ona iki şişe verdi. Her birisi bir elindeydi. Onları korumasını emretti. Zaman zaman Musa uyuyor, elleri birbirlerine vurulacak şekle yaklaşınca uyanıp onları birbirinden uzaklaştırıyordu. Sonunda şişeleri birbirine değdirecek tarzda uyudu ve şişeleri kırdı. Allah Musa’ya “Eğer ben uyusaydım elinden düşen iki camın helak oluşu gibi, gökler ve yerler böylece düşer, helak olurlardı” diye vahyetti.” Ayetü’l-Kürsi işte bu kıssanın ardından indirilmiştir. Alusi, 2/8-9; Ali Arslan, 2/227-239 Peygamberimizin Ayetel Kürsi Hakkında Hadisleri Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “Her şeyin bir şerefi var. Kur’an-ı Kerim’in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur’an ayetlerinin efendisidir bu ayet “Ayetel Kürsidir”. Tirmizi “Cibril bana geldi “cinden bir ifrit sana tuzak kurmak istiyor yatağına girdiğin zaman Ayetel Kürsi’yi oku” dedi. Adamın biri Peygamber gelip, Kuran’ın en faziletli ayeti hangisidir?’ diye sordu. Resulullah as. şöyle buyurdu “Âllah’u Lâilâhe illâ huve’l-Hayyu’l-Kayyûm” Müslim, Müsafirîn, 258; Ebû Dâvûd, el-Huruf ve’l-Kiraa, 35; İbn Hanbel, V/142. “Kuran’ın en faziletli ayeti Bakara suresindeki Ayetel kürsi’dir. Bu ayet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. ” Ayetel Kürsi – Bakara Suresi 255 Youtube Kanalımızı Takip Ediyor Musunuz? İnternetten Para Kazanma Kariyer Fikirleri - İş Firkirleri
Ayetel kürsiyi hergün okumak Ayetel Kürsi durak yerlerinin sayısınca 17, kelimeleri sayısınca 50, harfleri sayısınca 170, resuller ve ashabı kiram sayısınca 313 defa okuyan kişinin her arzusu yerine gelir. Cesareti artar. Halk arasında sevgi, saygısı ve itibarı çoğalır. İstediği makama ulaşır. Hiç kimse ona zarar veremez. Peygamber Efendimiz in isimleri sayısınca 201 defa okursa dünya ve ahiretle ilgili istekleri geri çevrilmez. Ayetel Kürsi; yemek, buğday, pirinç, arpa gibi şeylere 313 defa okunarak, her okunuşta o şeye üflenirse bereketi artar, o şeyde bereketlilik olur. Ayetel Kürsiyi hergün okumayı adet haline getiren kişinin Allah geçmiş günahlarını bağışlar. Okuyan hem Tevhid, hemde Tilaveti yerine getirmiş olur. Buda üstün bir zikir olur. Ayetel Kürside 34 ilahi isim vardır. 17 acık olarak, 17 de kapalı olarak. Aynı zamanda 17 mim harfi, 17 de vav harfi vardır. Allah'ın en büyük ismi Ayetel Kürside mevcuttur. Bu yüzden Ayetel Kürsi ile dua edilirse kabul görür. Ayetel Kürsiyi bir hacet ve arzunun olması için okumak, o işin olmasına vesiledir. Bu ayeti okumaya devam eden devamı nispetinde fayda görür. Bu ayeti okumaya ancak peygamberler, sıddıklar ve şehidler devam eder. Kişi okumaya devam ederse, ahlakı sehid ve sıddıkların ahlakına ulaşır. Ayetel Kürsiyi okumaya devam eden kişiye; Allah hayırlı ve faydalı kapılar açar. İlim öğretir. Gizli bilgileri ve tedavi etme yollarını öğretir. Hem Zahiri, hemde Batıni ilim nasip eder. Ayetel Kürsi okunur ve sevabı kabir ehline bağışlanırsa, o kabir nurla dolar, kabir genişler ve ölünün derecesi, mevkisi ve makamı yükselir. Okuyanada büyük sevap verilir. Ayetel Kürsiyi çok okuyanın anlayışı artar. Düşman şerrinden kurtulur. Allah'ı büyük isimleriyle anmak, zikretmek isteyenler Ayetel Kürsiyi okumalıdırlar. Ayetel Kürsi ilahi rahmet ve nusret kapılarını açar. Sıkıntılı anlarda Ayetel Kürsi okunursa sıkıntı geçer. Tehlike durumunda okunursa o tehlikeden kurtulunur. Ayetel Kürsiyi 170 defa okuyana Allah her işinde yardımcı olur. Zorluk çekmez. Üzüntü ve kederden uzak olur. Rızkı genişler. Arzularına ve isteklerine kavuşur. Bakara Suresinin ilk 4 ayeti, Ayetel Kürsi, Ayetel Kürsiden sonraki 2 ayeti ve Bakara Suresinin son 5 ayetini okuyanın kendisine ve ailesine şeytan ve kötülük yaklaşamaz. Deli üzerine okunmaya devam edilirse şifaya kavuşur. Şehvete düşkün, kötü ahlaklı ve kötü kişiler okur ve okumaya devam ederlerse durumları değişir. Ahlakları düzelir ve en iyi hale yönelmiş olurlar. Ayetel Kürsiyi okuyan kendini güven içine alır. Cin, şeytan ve insan zarar veremez. Gece yatarken okuyan kendini güven içine aldığı gibi, ailesini ve komşusunuda koruyup, güven içine alır. Her farz namazını mütakip Ayetel Kürsi okuyan ikinci bir namaza kadar korunmuş olur. Yatarken okuduğunda, 2 melek onu korumakla görevlendirilir. Ayetel Kürsiyi her farz namazının arkasından okuyana Cennetin 8 kapısı birden açılır, dilediğinden içeri girer. Allah, okuyana; şükredenlerin kalblerini, sıddıkların amellerini, Allah'a dost doğru yönelenlerin sevabını verir. Ölünce doğruca Cennete girer. Muttakilerin elde edeceği mükafat verilir. Evinden çıkarken Ayetel Kürsi okuyan kişinin günahları bağışlanır, şeytanlar ondan uzaklaşır. Cin, şeytan ve insan şerrinden ve korkularından emin olur. Her şeyden muhafaza olunur. Gece ve gündüz 10 defa İhlas ve Ayetel Kürsiyi okumaya devam eden kişi; Allah'ın rızasını kazanır. Şeytandan korunur. Mahşerde peygamberlerle birlikte olur. Ayetel Kürsi okunan evden şeytanlar 30 gün kovulmuş olur, 40 günde büyücü ve sihirbaz giremez. Ayetel Kürsiyi 6 defa okuyup 6 yönüne üfler, 7nci defa okuyup içine çeker ve 8inci de okuyup etrafına daire çizerse, kendisini koruyan manevi bir hisar içine alır. 1inci okuyuşta önüne, 2ncide sağına, 3üncüde soluna, 4üncüde arkasına, 5incide yukarı, 6ıncıda aşağı okuyup üfler. 7incide içine çekip üfleyerek etrafına daire çizer Böylece kendini tehlikeli yerden, düşmanlarından, musibetten korumuş olur. Bu uygulama yapıldıktan sonra hiç konuşmadan Ayetel Kürsi okuyarak düşman üzerine yürünürse, düşman onu göremez ve zararda veremez. Her namaz sonunda Ayetel Kürsi okuyanı eceli gelince Allah bizzat kendi kudret eliyle ruhunu alır ve o kişi şehidlik sevabına nail olur. Ayetel Kürsi; okuyanı kötü ahlaktan kurtarır. Kişiyi Allah'a yöneltir. Okuyan kişiyi dinlemek üzere melekler gelip o yerde bulunur, saf tutup dururlar. İhlas suresi okunan eve uğradıklarında secdeye kapanırlar. Haşr suresi okunan evde diz üzeri çöküp dururlar. Gece ve gündüz 1000 defa Ayetel Kürsiyi 40 gün okuyana ruhani alem kapısı acılır. Melekler ziyaretine gelir. Tüm sırlara vakıf olmaya başlar. İstek ve arzuları gerçekleşir. Resulullah Efendimizi rüyasında görme şerefine erer. Ayetel Kürsi ve Amenerrasulü Suresinin okunduğu eve şeytan girmez. Ayetel Kürsi bir kaba okunur ve o kabın örttüğünü hiçbir cin ve şeytan açamaz. İçindekileri alıp götüremez. Ayetel Kürsiyi 170 defa okumaya devam eden; hapisteyse hapisten kurtulur. Borçlu ise borcunu ödeme imkanı bulur. Rızık isterse, geniş bir nimete erişir. Bu sayıda her farz namazının ardından okumaya devam ederse isteğine, arzusuna çabuk kavuşur. Gece kıbleye yönelip okuduğunda da aynı şekilde istekleri kabul görür. Ayetel Kürsi günde 50 defa okunursa, okuyan şeytandan korunur. İhtiyacı ve isteği olan 170 Ayetel Kürsiyi okuduktan sonra 3000 defa Ya Kafi, Ya Ğani, Ya Fettah, Ya Rezzak isimlerini zikredip, ihtiyacını Allah'dan isterse isteği kabul olur. 170 defa Merih saatinde okursa her türlü günah ve beladan korunur. İnsanlar arasında itibarlı olur. Zuhal saatinde okursa amirler yanında, patronu yanında büyük itibara ve makama erişir. Müşteri saatinde okursa dert ve kederi dağılır. Tüm kötülüklerden korunur. Hapisten kurtulmaya sebeb olur. Şems saatinde okunursa büyük mertebe ve derecelere yükselir. Halkın dertleriyle ilgilenecek uygun bir mevkiye gelir. Zühre saatinde okunursa dostları, arkadaşları arasında ve aile içinde kıymeti artar. Dünya işlerinden istediği olur. Utarit saatinde okursa kin ve düşmandan korunur. Düşmanının helakı niyeti ile okursa düşmanından kurtulur. Kamer saatinde okursa rızkı genişler, bereketi artar. Akıl ve anlayışın artması niyetiyle, Ayetel Kürsi 50 defa yağmur veya zemzem suyuna okunur ve içilirse bu gerçekleşir. Ayetel Kürsi 18 defa hergün okunmaya devam edilirse Allah okuyanı tevhid ruhuyla diriltir. Kalbini buna açar, rızkını genişletir. Kıymeti yücelir. Yazıp üzerinde taşıyanı Allah musibet, afet, kaza ve belalardan korur. Ayetel Kürsi şer ve kötülükten korunmak niyetiyle okunur ve "vela yeuduhu hıfzuhuma ve hüvel aliyyül azim" kısmı arka arkaya 70 defa tekrar edilerek okunursa tehlike ve kötülük ortadan kalkar. Aynı okuma şekli cin ve şeytandan korunmak içinde uygulanır. Ayetel Kürsi ev veya iş yerinin kapısının üst kısmına yazılırsa o yere hırsız giremez, o yerin rızkı artar. Ayetel Kürsi yazılıp bir eşya arasına yerleştirilirse o eşya çalınmaz. Zarara uğramaz. Ayetel Kürsi bir kaba 3 defa yazılır ve içine su konulup, hastaya içirilir. İçirilirken; falan hastalıktan kurtulup şifa bulmaya niyet ettim denilirse, Allah'ın izniyle hasta şifaya kavuşur. Sabah yataktan kalkıp, abdestli bir şekilde 3 defa Ayetel Kürsiyi okuyan kişi, akşama kadar; akşam namazının ardından 3 defa okuyan, sabaha kadar şeytan, cin ve insan şerrinden korunur. Bir dileği olan gece yarısından sonra, abdestli olarak, kıbleye yönelip, 170 Ayetel Kürsi okuyup, dileğini Allah'dan isterse, isteği olur. Cuma günü sabah namazından önce, abdestli olarak, tenha bir yerde, kıbleye yönelip, diz üzerine oturup, 313 defa Ayetel Kürsi okuduktan sonra "Ya Rabbel Azim bu ayeti kerime hürmetine 313 ehli bedir ve 313 ashabı talut hürmetine muradımı ihsan buyur" diye dua edenin maksadı gerçekleşir. 7 adet tuz parçasının her birine 7 defa Ayetel Kürsi okuyup, aç karnına besmele ile hergün yutarsa balgamdan kurtulunur. Uykuda, rüyasında korkan kişi yattığı zaman Euzu Besmele ile 3 Ayetel Kürsi okuyup, her birinde "vela yeuduhu hıfzuhuma ve hüvel aliyyül azim"i 3 defa tekrar ederek yatarsa korkulu rüyadan kurtulur. Sara tutan kişiye 21 Ayetel Kürsi okunursa kendine gelir. Bir kağıda 11 defa Ayetel Kürsi; safran, gül suyu, misk karışımı mürekkeple yazılır. Üzerinede 101 defa Ayetel Kürsi okunur, öd yada anberle tütsülendikten sonra, bir yerin kapısının üzerine konulursa o haneye; hırsız, düşman girmez,afetlerden korunur. Ticaret haneye asılırsa o yer hem korunur, hemde bereketi, kazancı artar. Bir kağıda 3 Ayetel Kürsi yazıp, üzerine 1289 defa Ya Allah, Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Ali, Ya Azim okunur, sonra muşamba veya naylona sararak üzerinde taşıyan kişinin rızkı ve kısmeti açık olur. Düşman şerrinden ve afetlerden muhafaza olur. Büyü dolayısıyla bağlı olan kişi için; bir kase içine Ayetel Kürsi yazılır, içine su konulur. Üzerine 101 Ayetel Kürsi ve 1289 defa Ya Allah, Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Ali, Ya Azim okunur. O suyu 3 gün sabah aç karnına içilirse bağı çözülür. Ayetel Kürsi bir kağıda yazılıp haşerenin bulunduğu yere asılırsa, oradaki haşereler gider. Bir kağıda Ayetel Kürsi yazılıp, üzerine 21 Ayetel Kürsi, 3 İhlas, 21 Salatü Selam okunup, bir tarlaya gömülürse, o tarlanın bereketi ve mahsülü artar. Korunur, muhafaza olur.
Gece Saat 11'den 5'e kadar okunmalıdır. Okurken her birine euzu besmele çekmeyi unutmayın 50 defa okunacak. 170 defa okunacak. 220 defa okunacak. 313 defa okunacak. 50 defa okunacak. 170 defa okunacak. 313 defa okunacak. Yukarıda Formülünü Belirtmiş olduğum Ayetel Kürsünün Azametini kısaca belirtmiş gereken bir işin var ise ayrı ayrı bir yerde bulunan eşlerin birleşmesi için canından malına zarar veren düşman helâk olması için kayıp olan yiğidin geri gelmesi için bu ismi geçen Ayetel kürsüyü mecbur kalmadıkça sakın başvurma manevi cezası şiddetlidir. kaynakşemsul maarif Haftanın perşembeyi cumaya ve pazarı pazartesiye bağlayan gecelerinde gündüzleri de oruçlu olmak şartıyla az da olsa devamlı buhur yakarak en az 3 defa aşağıda tarif edildiği şekilde ayetel kürsiyi okuyan kişi mutlak matlup ve muradına nail olur.... Örneğin;evlenmek amacıyla hayırlı bir eş istemesi,evliliğe rıza göstermeyen ebeveyni razı etmek,Zulmeden bir kimsenin şerrinin giderilmesi,fakirlik ve zaruretten kurtulmak, bir işe girebilmek,sınav kazanmak,haklı bir davayı kazanmak,herhangi bir hastalıktan şifa bulmak,evham ve korkulardan cin tasallutundan kurtulmak,kaçmış birini döndürmek ve benzeri işlerde etkili çek defa uygulanıp sonuç alınmış bir terkiptir..... Riyazatla oruç tuttuğunuz günlerin akşam saatlerinde mümkün olabildiğince sessiz ve tenha bir yerde Allah rızası için ve peygamber efendimizin şefaatlerine nail olabilmek için 4 rekat namaz kılınır,2 rekatte bir selam verilir...2 rekat da muradının kabulü niyetiyle namaz kılarsın....toplam 6 rekat Namazlarda fatihadan sonra ayetel kürsi okunur,son selamdan sonra 100 istiğfar;100 kelime-i tevhid;100 salavat;100 ayetel kürsi okunur, 1381 defa Ya hüve ya allahü ya hayyü ya kayyumü ya aliyyüya azıym okunur tekrar 100 defa ayetel kürsi okunur..... Bundan sonra aşağıda yazılı dualardan matlup ve muradına uygun olanı okuyup hediye eder ve Resulullah Efendimizin şefaat ve yardımını rica ederek duanı bitirirsin Eğer hapisten kurtulmak,sınavda kazanmak,zaruretten kurtulmak,halinin kötülükten iyiliğe dönmesini istiyorsan aşağıdaki duayı 11 kez okumalısın Allahümme yâ muhavvilel havli vel-ahvâli havvil hâli ilâ ahsenil hâli bi havlike ve kuvvetike ya kebiru ya müteali ya azizü ya müfdalü ve sallellahüala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellem... Düşmanlarını veya dostluk ve muhabbetini kazanmak istediğin bir kimse ya da evlenmek istediğin kişinin ebeveynini razı etmek için okuduysan o takdirde aşağıdaki duayı 66 kere Fe in tevellev fe kul hasbîyallâhu, lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm. ayeti kerimesi okunur... Haksız yere götürüldüğü bir mahkemede ya da benzer bir mahalde görevini kötüye kullanarak sana fenalık yapacak bir zalim ve cebbarın ağzını dilini bağlamak isterse aşağıdaki duayı 21 kere Allahümme ya hayyu ya kayyumü ya bediy'as semavati vel erdı ya zel celali vel ikram,es'elüke bi hakkı hazihil ayetil kerimeti ve ma fiha minel esmail azıymeti en telcüme fahü anni ve tahruse lisanehü hatta la yentiku illa bil hayri ev yusmit hayruke ya fülanü matlubun adını söylebeyne yedeyke ve şerrike tahte kademeyk Eğer bir kimseye irsali hatif ve tasliti hadim maksadı ile okumuşsan o zaman bu duayı 21 kere okursun Allahümme es'elüke bi nuri vechikel kerimillezi melee erkane arşike ve bi ruhı seyyidina muhammedin sallellahü aleyhi ve selleme en türsile hadime hazihil ayetiş şerifeti li fülan ibni fülanete fi sıfati ve hıyleti bi eshümin min sümuminve harabin min nar ve tüzcerü ileyhi bi harbetin ev bi eyyi şey Sana zulmeden ve senin de kendisine güç yetiremediğin bir kimseyi müntekim ve cebbar ve mazlumların tek sığınağı olan hazreti Rabbül alemine havale etmek için okursan başın açık ve ellerin ters çevrilmiş olduğu halde bu duayı 41 kere oku Bu dua haksız yere yapıldığı takdirde okuyanı iflah olmayacak şekilde musibetlere uğratır.... Allahümme inni es'elüke bi beraketi hazihil ayeti ve sırri ma deavtüke bihi en takhera a'dai ve men yürideni bi suin ve hüvel kahiru fevka ibadih,Allahümme akhir fülan ibni fülaneh Allahümmerdüd keydehü fi nahrihi vekfini şerrahu vasrif anni ğadrahu ya rabbel alemin Tekrar hatırlatmakta yarar var,haksız yere yapılan her uygulama yapana misliyle geri döner ve büyük sıkıntı yaratır..... Tweet Paylaş
Ayet-el Kürsi Okumanın Faziletleri ve Sevapları Ayet-el Kürsi Okumanın Faziletleri ve Sevapları Okunuşu Bismillahirrahmânirrahîm. Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te’huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil’ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi’iznih, ya’lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi’şey’im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel’ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim. Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle. Allah’dan başka hiç bir ilah yoktur. O, daima yaşayan, daima duran, bütün varlıkları ayakta tutandır. O’nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerdeki ve yerdeki herşey O’nundur. O’nun izni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine! Onların önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O’nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun hükümdarlığı, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Her ikisini görüp gözetmek, ona bir ağırlık da vermez. O, çok yüce, çok büyüktür. Ayetel kürsi yi suya 50 defa okuyup içen kimsenin ALLAH ü teala aklını ve anlayışını arttırır. Bir kimse rızkının genişlemesi , borcundan kurtulması, hapisten kurtulması ,düşmanlarından kurtulması veya önemli bir isteğinin kabulü için , bir zalimden yardım dilemesi gerekirse , abdestli olarak 170 kere okursa isteği verilir. Her gün 18 kere okuyanın kalbi hikmetle dolar 100 kere okuyan bırtakım ilahi lutuflara ulaşır. 120 kere okuyan her türlü kaza ve belalardan korunur. 170 kere okuyana herkez itaat eder. Korkulu bıir mekanda bulunan veya kötülük ve zuluümlerden cekindiği kimseler arasında olan kişi , 21 kere okursa , ALLAH ü teala onların şerrinden , okuyan kulunu muhafaza eder. Cuma günü ikindi namazından sonra 178 kere okuyanın duaları kabul olunur. Bir kimse cuma günü ikindiden sonra ıssız bir yerede 17 defa okursa daha evvel kendınde bulunmayan haller meydana gelir. o anda dua etse duası kabul olunur. Bir kimse hergün 57 defa Ayetel kürsi ve ardından 3249 defa Ya Mecid ismi şerifi zikrederse çok kısa zamanda o kadar büyük maddi manevi faydalar görmeye başlar ki tarif ve izahı mümkün değildir. Nazar olmus kişiye 7 defa okunursa ALLAH ü Teala nın izni ile şifa olur.
Ayetel Kürsi, Felak, Nas duaları! Bakara suresinin 255. ayeti olan Ayetel Kürsinin birçok fazileti vardır. Özellikle kötülüklerden korunmak için okunan dua olarak bilinen Ayetel Kürsi, farz namalarından sonra okunur. Ayetel Kürsi, Felak, Nas duaları nedir? Ayetel Kürsi, Felak, Nas duaları Arapça ve Türkçe okunuşları nedir? Mealleri ve tefsiri nedir? İşte detaylar haberimizde...AYETEL KÜRSİ ARAPÇA OKUNUŞU"Allâhü lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü' te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi'ssemâvâti ve mâ fi'l-ard. Men-ze'l-lezî yeşfe'u'indehû illâ bi-iznih. Ya'lemü mâ beyne eydîhimve mâ halfehüm. Ve lâ yuhîtûne bi-şey'in min'ılmihî illâ bimâ şâe, vesi'a kürsiyyühü's-semâvâtive'l-arda ve lâ yeûdühû hifzuhumâ ve hüve'laliyyü'l-azîm."AYETEL KÜRSİ TÜRKÇE ANLAMIAllah, O'ndan başka tanrı yoktur; diridir, her şeyin varlığı O'na bağlı ve dayalıdır. Ne uykusu gelir ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O'nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez. Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir. O'nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır. Onları korumak kendisine zor gelmez. O yücedir, mutlak KÜRSİ TEFSİRİİçinde Allah'ın kürsüsü zikredildiği için "Âyetü'l-kürsî" adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ'yı tanıtıyorsa Âyetü'l-kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır. Bir önceki âyette peygamberlerin getirdiği bunca âyet ve "beyyine"ye imana götüren işaret ve delil rağmen insanların ihtilâfa düştükleri, kiminin küfrü kiminin imanı tercih ettiği zikredilmişti. İnsanı imana götüren deliller, aklını kullanarak üzerinde düşüneceği "kendisinde ve yakından uzağa çevresinde enfüs ve âfâk", peygamberleri desteklemek üzere Allah'ın onlara lutfettiği mûcizelerde ve vahiy yoluyla yapılan "sağlam delillere dayalı sözlü açıklamalar"da görülmektedir. Bu âyet gerçek mâbudu arayanlar için eşsiz ve başka hiçbir kaynaktan elde edilemez bir açıklamadır, Buhârî, Müslim, Nesâî, Ahmed b. Hanbel gibi sahih kaynaklardan derlediği hadislerden birkaçı bile bu âyetin önemi hakkında bir fikir edinmeye yetecektirHz. Peygamber, Übey b. Kâ'b'a "Allah'ın kitabından hangi âyet en büyüğüdür" diye sorup "Âyetü'l-kürsî'dir" cevabını alınca onu tebrik etmiştir Müslim, "Müsâfirîn", 258.Yine Übey'in hurmasına şeytana tâbi bir cin musallat olmuş; vermeyi, dağıtmayı seven Übey'i bundan vazgeçirmek üzere hurmayı aşırmaya başlamıştı. Übey mahlûku takip ederek yakaladı. Garip bir şekli vardı. Onunla konuşunca kimliğini ve maksadını anladı. Kendilerinden nasıl kurtulabileceğini sorunca "Bakara sûresindeki kürsü âyeti ile" dedi ve ekledi "Onu akşamda okuyan sabaha kadar, sabahta okuyan akşama kadar bizden korunmuş olur." Sabah olunca Übey durumu Hz. Peygamber'e aktardı. Resûlullah, "Habis doğru söylemiş" de Ebû Hüreyre'den naklen yukarıdakine yakın bir rivayet vardır. Hz. Peygamber'e hadiseyi anlatınca şeytan olduğunu öğrendiği hırsız Ebû Hüreyre'ye şöyle demiştir "Yatağına yatınca Âyetü'l-kürsî'yi oku, devamlı olarak Allah'tan bir koruyucun olacak ve sabaha kadar sana şeytan yaklaşamayacaktır."Allah varlığı ezelî, ebedî, zaruri ve kendinden olan, her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve her şeye kadir olan... yüce mevlânın öz ismidir. Bu öz isim zikredildikten sonra hem O'nun vahdâniyeti birliği, tekliği hem de İslâm'ın getirdiği imanın tevhid Allah'ı birleme, bir bilme özelliği açıklanmak üzere "O'ndan başka tanrı yoktur" elleriyle yaptıkları putlara tapmakta idiler. Bunlar cansız eşyadan yapılırdı. Canı bile olmayan varlığın ilâh olamayacağını ifade etmek üzere hemen arkasından "O diridir" buyurulmuştur. Evet Allah diridir, O'nun hayat sıfatı vardır ve tıpkı diğer isimleri ve sıfatları gibi bunun da mahiyetini ancak kendisi Araplar'daki gerekse diğer kavimlerdeki müşriklerin çoğu büyük bir Allah'a inanmakla beraber bunun yanında –her birine bir işlev tanıdıkları– sözde tanrılara inanmışlardır. Bu inanç tevhide aykırıdır. Tevhidi açıklayarak başlayan âyet, Allah Teâlâ'nın "kayyûm" sıfatını zikrederek "küçük, aracı, özel görevli... tanrılar"a gerek bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kayyûm, "bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayan" demektir."Onu ne uyku basar ne uyur" cümlesi, hay ve kayyûm sıfatlarını pekiştirmekte ve biraz daha anlaşılmasını sağlamaktadır. Uyku basan veya fiilen uyuyan birinin gözetim, yönetim, koruma gibi işleri yerine getirmesi mümkün değildir. Allah Teâlâ'nın kayyûmluğu kâmil ve kesintisiz olduğuna, daha doğrusu kayyûm sıfatı bunu ifade ettiğine göre O'nu ne uyku basar ne de ve gökte ne varsa –başka hiçbir kimseye değil– O'na aittir; yaratanı da gerçek sahibi de O'dur. Âyetin bu mânayı ifade eden parçası "Yalnız O'na aittir" kısmıyla tevhidi öğretirken "başkasına değil" mânasıyla de şirkin çeşitlerini reddetmektedir. Çünkü müşrik toplumlar varlıkları yaratılış, aidiyet ve yetki bakımlarından çeşitli tanrılar arasında paylaştırmışlar; meselâ yıldız, gök, yer... tanrılarından söz etmişlerdir. "Yerde ve gökte" tabiri Arapça'da "bütün varlıklar" mânasında kullanılmakta, adına yer ve gök denilmeyen veya maddî mânada yere ve göğe dahil bulunmayan mekânlar ve buradaki varlıklar da bu ifadenin içine ortak koşan kâfirlerin bir kısmı, bu ortakların O'na denk olduklarına değil, O'nun nezdinde reddedilemez şefaat, geri çevrilemez aracılık hakkına sahip bulunduklarına inanmakta ve putlara bu anlayış içinde tapınmaktadırlar. "Allah katında, O izin vermedikçe hiçbir kimse şefaat edemez" mânasındaki cümle bu inancın asılsızlığını ortaya koymakta; şefaatin de izne bağlı bulunduğunu, O izin vermedikçe ve dilemedikçe kimsenin böyle bir yetki ve imkâna sahip olamayacağını özlü ve etkili bir şekilde zihinlere yerleştirmektedir. Allah katında kendisine şefaat izni verilenlerin durumu ve yetkileri, ödül törenlerinde ödülleri vermek üzere kürsüye çağrılan şeref konuklarınınkine benzemektedir. Ödülün kime verileceğini bilen ve belirleyen onlar değildir. Ancak bu merasimi tertipleyenlere göre onlar, şerefli, saygıya lâyık, büyük kimseler olduklarından kendilerine böyle bir imtiyaz verilmiştir. Allah katında şefaatlerine izin verilecek olanlar da Allah'a yakın ve sevgili kullar başka bütün şuur ve bilgi sahiplerinin bilgileri sınırlıdır, doğru da yanlış da olmaya açıktır. Bu genel gerçek şefaat meselesine uygulandığında kimin şefaate lâyık olduğunun da ancak Allah tarafından bilineceği anlaşılır. Çünkü dış görünüşü mâ beyne eydîhim itibariyle şefaate lâyık görülenlerin, kullar tarafından görülemeyen ve bilinemeyen iç yüzleri mâ halfehüm itibariyle böyle olmamaları mümkündür. Allah birdir ve yalnızca O ibadete lâyıktır; çünkü O'ndan başka olmuşu, olacağı, gizliyi, açığı, geçmişi, geleceği, görüleni, gaybı bilen kürsü, "koltuk, sandalye, taht" anlamlarına gelir. Mecazi olarak saltanat, hükümranlık, mülk mânalarında da kullanılmaktadır. Allah Teâlâ'nın üzerine oturulan maddî alet mânasında kürsüsü olamayacağından –bu O'nun bizzat açıkladığı yüce sıfatlarına aykırı düştüğünden– burada kürsüden bir başka mânanın kastedilmiş olması gerekir. Esasen Kur'an'da Allah'a nisbet edilen, "Allah'ın..." denilen her şeyi, O'nun varlığına dahil veya kullandığı bir şey olarak anlamak da doğru değildir. Meselâ "Allah'ın evi, Allah'ın ruhu, Allah'ın emri, Allah'ın kölesi" tamlamalarında Allah'a ait olan şeyler böyledir. Bunlar ne O'nun varlığının bir parçasıdır ne de kullandığı araçlardır; önem ve şereflerinden dolayı O'nun" diye tanımlanmışlardır. İbn Abbas'a göre kürsüden maksat ilimdir. O'nun ilmi her şeyi kaplar. Âyetin bu kısmını, "kürsüden maksat O'nun hükümranlığıdır ve buna sınır yoktur, hiçbir şey O'nun dışında kalamaz" veya "Allah semavatı, arzı, arşı Kur'an'da zikretmiş, fakat bunlardan maksadın ne olduğunu açıklamamıştır. Kürsüsü de böyle bir varlıktır, yerleri ve gökleri içine alacak kadar geniştir. Ne ve nasıl olduğunu ise ancak kendisi bilmektedir" şeklinde anlamak kâmil, eşsiz sıfatlarının bir kısmı âyette zikredilen yüce Allah'a, kulların sonsuz gibi gördükleri kâinatı korumak, gözetmek ve yönetmek elbette güç gelmeyecek, O'nu yormayacak, meşgul bile etmeyecektir. Çünkü O yücelerden yücedir, kimse bilmez SURESİ ARAPÇA ayet; Kul e'ûzü birabbil felak2. ayet; Min şerri mâ halak3. ayet; Ve min şerri ğasikın izâ vekab4. ayet; Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad5. ayet; Ve min şerri hâsidin izâ hased1. Ayet2. Ayet3. Ayet4. AyetFELAK SURESİ TÜRKÇE ANLAMIDe ki "Sabahın rabbine sığınırım;Yarattığı şeylerden gelebilecek kötülüklerden;Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden;Düğümlere üfürenlerin şerrinden;Bir de kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden!"FELAK SURESİ TEFSİRİ"Sabah" diye çevirdiğimiz felak kelimesi "yarmak" anlamındaki felk ???masdarından isimdir. Yarma ve çatlatma neticesinde meydana gelen şeyin sıfatı olarak kullanılmaktadır. Yaygın yoruma göre burada Allah'ın gece karanlığını yarması neticesinde meydana gelen sabah aydınlığını ifade eder. Ancak, bir sonraki âyetle bağlantısı dikkate alındığında kelimenin, "yokluktan yarılıp çıkan mahlûkat" şeklinde özetleyebileceğimiz daha genel bir anlam içerdiğini kabul etmek gerekir. Buna göre felak kelimesi kâinatın yokluk alanından belki bir patlama ile ilk meydana gelişini ve yaratılışını ifade eder. Bu cümleden olmak üzere arzdan kaynayan pınarlar, bulutlardan boşalan yağmurlar, tohumlardan filiz veren bitkiler, rahimlerden çıkan yavrular gibi Allah'ın kudretiyle bir asıldan, bir kaynaktan ayrılıp çıkan bütün mahlûkat felak kelimesinin kapsamına girer. Ayrıca –Muhammed Esed'in de belirttiği gibi III, 1324– felak kelimesinin, "bir belirsizlikten dönem sonra hakikatin ortaya çıkışı" şeklindeki tanımı Tâcü'l-arûs, "flk" md. dikkate alındığında "sabahın rabbi" deyimiyle "Allah'ın, hakikatin her şekildeki idrakinin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O'na sığınmasının, 'hakikatin ardından koşmak' ile eş anlamlı olduğuna" işaret edildiği de düşünülebilir. Eski tefsirlerde felak kelimesine, "cehennemin ismi, cehennemde bir zindanın veya bitkinin ya da kuyunun ismi" gibi –bize göre isabetli olmayan– başka yorumlar da getirilmiştir meselâ bk. Taberî, XXX, 349-351; Şevkânî, V, 616-617.FELAK SURESİ NUZÜLÜMushaftaki sıralamada yüz on üçüncü, iniş sırasına göre yirminci sûredir. Fîl sûresinden sonra, Nâs sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Medine'de indiğine dair rivayetler varsa da bk. Şevkânî, V, 615 üslûp ve içeriği bakımından Mekkî sûrelere benzediği SURESİ HAKKINDAMedine döneminde inmiştir. 5 âyettir. Felâk, sabah aydınlığı demektirFELAK SURESİ KONUSUSûrede bazı kötülüklerden dolayı Allah'a sığınılması SURESİ FAZİLETİHz. Peygamber sahâbeden Ukbe b. Âmir'e şöyle buyurmuştur "Görmedin mi? Bu gece benzeri asla görülmemiş âyetler indirildi Kul eûzü bi-rabbi'l-felak ve Kul eûzü bi-rabbi'n-nâs" Müslim, "Müsâfirîn", 264. Resûlullah, Felak ve Nâs sûrelerinin en güzel sığınma duaları olduğunu açıklamış ve çok okunmasını tavsiye etmiştir Dârimî, "Fezâilü'l-Kur'ân", 25. Bu iki sûrenin faziletiyle ilgili diğer rivayetler için bk. İbn Kesîr, VIII, 550-553.NAS SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU ayet; Kul e'ûzü birabbinnâs2. ayet; Melikinnâs3. ayet; İlâhinnâs4. ayet; Min şerrilvesvâsilhannâs5. ayet; Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi6. ayet; Minelcinneti vennâsNAS SURESİ TÜRKÇE MEALİDe ki "Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!"NAS SURESİ HAKKINDAMedine döneminde inmiştir. 6 âyettir. Nâs, insanlar SURESİ NUZÜL Mushaftaki sıralamada yüz ondördüncü ve son, iniş sırasına göre yirmi birinci sûredir. Felak sûresinden sonra, İhlâs sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Felak sûresinin Medine'de indiğini söyleyenler Nâs sûresi için de aynı şeyi söylemişlerdir bk. Şevkânî, V, 620; İbn Âşûr, XXX, 631.NAS SURESİ KONUSUSûrede sinsice kötülüğe sürükleyen cinlerin ve insanların şerrinden Allah'a sığınılması SURESİ TEFSİRİAllah Teâlâ insanları yaratıp maddî ve mânevî nimetleriyle hem bedenen hem de ruhen beslediği, yetiştirdiği, eğittiği için kendi zâtını rab ismiyle anmıştır. Râgıb el-İsfahânî, "mâlik ve hâkim" diye çevirdiğimiz 2. âyetteki melik kelimesini özetle şöyle açıklar Melik, emir ve yasaklarla insan topluluğunu yöneten kişidir. Bu kelime özellikle akıllı varlıkları yöneten için kullanılır; meselâ "insanların meliki" denir, "eşyanın meliki" denmez Müfredâtü'l-Kur'ân, "mlk" md.. Yönetilen bütün insanlar olunca kanunlarıyla, buyruk ve yasaklarıyla onların yöneticisi, mâlik ve hâkimi de Allah'tan başkası değildir. "Mâbud" diye çevirdiğimiz ilâhtan maksat da sadece kendisi ibadete lâyık olan Allah'tır ilâh hakkında bilgi için bk. Kur'an Yolu, Bakara 2/163. Allah Teâlâ bütün mahlûkatın rabbi olduğu halde burada üç âyette de, "insanlar"ın tekrarlanarak vurgulanması, onların mahlûkatın en üstünü ve en şereflisi olduğuna işarettir. Ayrıca dünyada insanları yöneten hükümdarlar, krallar ve bunları tanrı sayıp tapan kavimler geçmişte görülmüştür, bugün de farklı boyut ve tezahürlerde görülebilmektedir. Bu sebeple sûrede insanların rablerinin de, hükümdarlarının da, ilâhlarının da sadece Allah olduğuna ve yalnızca O'na sığınmak, O'na tapmak, O'nun hükümranlığını tanımak gerektiğine dikkat çekilmiştir."Şeytan" diye çevirdiğimiz vesvâs kelimesi, vesveseden türemiş, aşırılık ifade eden bir sıfat olup "çokça vesvese veren" demektir. Vesvese "şüphe, tereddüt, kuruntu, gizli söz, kişinin içinden geçen düşünce" demektir; terim olarak, "zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürükleyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kuruntu" anlamına gelir. Bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de "vesvese vermek" denir. Vesvese genel olarak insanı kötü, din ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır. Nitekim birçok âyette şeytanın insana vesvese verdiği ifade edilmiştir meselâ bk. A'râf 7/20; Tâhâ 20/120. Kötülük sembolü olan şeytan, gerçek bir varlığa sahip olmakla birlikte onun insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği düşünülmektedir geniş bilgi için bk. Hayati Hökelekli, "Vesvese", İFAV Ans., IV, 458. Vesvesenin bir diğer kaynağı ise kişinin nefsidir; Kaf sûresinin 16. âyeti de bunu ifade kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. "Sinsi" diye tercüme ettiğimiz hannâs kelimesi ise "gizli hareket eden ve geride kalmayı âdet haline getiren" anlamında bir cin ve insan şerrinden Allah'a sığınmayı isteyen buyruk, bizce belirsiz bir kaynaktan veya içimizden gelen arzu, duygu ve düşünceler karşısında uyanık olmayı, bunları akıl, vicdan ve dinî değerler süzgecinden geçirmeyi de âyet-i kerîmeden de anlaşıldığı üzere insanları aldatmaya ve doğru yoldan saptırmaya çalışan iki tür şeytan vardır Birincisi cin şeytanlarıdır ki bunlar insanların içine vesvese düşürerek onları yanlış yola sürüklemek isterler. Her insanın, kendisini kötülüklere sürüklemeye, kötü işleri onun gözünde güzel göstermeye çalışan bir şeytanı vardır. Nitekim Hz. Peygamber, her insanın kendine ait bir cini şeytanı bulunduğunu bildirmiştir Dârimî, "Rikak", 25; Müsned, I, 385. Başka bir hadiste de "Şeytan âdemoğlunun kan damarlarında dolaşır" buyurulur bk. Buhârî, "Ahkâm", 21. İnsanları doğru yoldan saptıran diğer şeytan ise insan şeytanlarıdır. Bunlar, gerçeklik ve değer ölçülerini kaybetmiş, kendilerini nefsânî haz ve arzuların akıntısına kaptırmış, bu mânada şeytanın esiri olmuş, temiz fıtratını kirletmiş, görünmeyen şeytanlar gibi kötülük ve sapkınlık davetçisi olmuş insanlardır. Münir Karaloğlu Münir Karaloğlu Münir Karaloğlu Münir Karaloğlu Arapça Arapça Arapça Arapça Mevla Mevla Mevla Mevla dua dua dua dua Gündem - Longtail Dini Gündem Yaşam Haberler
21 ayetel kürsi okumanın fazileti