İşteelektrikli arabalar hakkında en çok rastlanan yanlış bilgiler. YANLIŞ 1. " Elektrikli araçların menzili düşük olur." Türkiye’de otomobillerin günde ortalama 35 km yaptığı biliniyor. En düşük menzilli elektrikli araçlar bile neredeyse bu mesafenin 4 katını rahatlıkla yapabiliyorlar. Örnek vermek gerekirse Nissan
Allahimoncelikle tum hastalara sifa versin. Arkadaslar kocam 3 gundur yogum bakimda 1 yasinda cocugumuz var beyin kanamasi gecirdi daha 28 yasinda Allah rizasi icin bu yorumu okuyan kisiler dualarinda çağrı kulu icinde dua etsin .Allah tekrardan tum hastalara sifa versin benim esim icinde edenlerden Allah razi olsun.
agzim cemculuyor. agzim resmen cemculuyor. bi sn., turkce karakter alip geliyorum: çemçülüyor! heh, simdi oldu. agzimin neden cemculdugune gelecek olursak, mahalle marketimizde, kasada zaman zaman denk geldigim genc bir turk kasiyer cocukcegiz var, ne zaman onunla konussam agzim nasil turkce konusacagini unutmus gibi yamuluyor adeta. genc kasiyer turk cocukcegiz, kasiyer genc turk
TestiYapın, Ruh İkizinizi Bulun! Favorilerinize Ekleyin. Başarılı bir evlilik yapmak, sizi en iyi anlayacak, ortak noktalarınızın en fazla olduğu, tabiri caiz ise ruh ikizinizi bulmaktan geçer. Halihazırda evliyseniz sizin için yapacak bir şey yok ama halen bekarsanız, evlilik planlarınız varsa testimizi çözün, ruh ikizinizi
11. haftadan itibaren yaklaşık 5 cm boyutunda olan bebek, fetüs olarak anılır. Tüp bebek tedavisinde yapılan embriyo transferi işlemi ise yumurta toplama işlemi olarak bilinen OPU işleminden sonraki 2 ila 6. günde yapılır. Transfer gerçekleştirilmeden önce embriyo kalitesi belirlenir.
Tamampeki gece kim bakacak. Abim gece istemem, neymis uykusuz kalamazmis. Babam; anneler gece nöbeti tutmamali, öyle sey olamaz. Ablam; Bir gece yardima geldi, bin gece konustu. Simdi nöbetteyim. Her zaman ki gibi; cok calisiyorsun, daha az calis. Ayni gün kina vardi, artik bir kismimiz gitmeyiz, senin ogluna bakariz.
sA4f. Alem gay olmuş, kendine dikkat et durumları! Gay’lik mi artıyor, yoksa insanlar başlarına gelenleri daha mı rahat bir başkasıyla paylaşıyor bilmiyorum. Ama son zamanlarda böyle hikayeleri daha çok duyar oldum. Aşağıda okuyacağınız röportajı bir arkadaşımla yaptım, medya sektöründen biri. Haklı sebepleri var, adının açıklanmasını istemedi...O gün ne oldu ki?- Boynunda kocaman bir morluk gördüm. "Bu ne?" dedim. Fark etmediği için gizleme gereği bile duymamış. Acayip rahattı. Düşünsene, az önce biriyle şiddetle sevişmişsin, sonra hiçbir şey olmamış gibi karının yanına geliyorsun. Ben böyle bir soğukkanlılığa inanamıyorum. Yani insan azıcık bir gerilim taşımaz mı? Ben bir halt karıştırsam, bütün dünya yüzümden anlar. O ise "Belki de böcek sokmuştur, hadi eve gidelim" dedi. Ama yok öyle eve gidelim. Günlerce hayatı o kadar dar ettim ki ona, sonunda patladı, sokakta bir arkadaşına rastlamış, yanında iki kadın varmış, onlarla arabanın içinde sevişmişler, kadın boynunu morartmış. Ama ciddiye alınacak bir şey değilmiş, onu affetmeliymişim. "Peki canım" dedim ve kapıyı gösterdim. Ağlaya ağlaya en yakın arkadaşımı aradım, evde oğluma hiçbir şey belli etmemek için de elimden geleni yaptım... Sonra?- Sonra geri geldi. Onu hasretle kapılarda karşıladım. Bahanem, işsiz ve evsiz olmasıydı. Başka nereye gidecekti ki? O benim kocamdı, tabii ki ona eve alacaktım! Bugün öyle davrandığım için kendime çok kızıyorum. Hatta kendimden utanıyorum. Ama o anda aldığım darbe yüzünden ayrılmaya korktum. Zaten korkular kadar insanı bitiren başka bir şey yok. İçindeki hayvan o kadar vahşileşiyor ki, bokunu çıkarıyorsun. Kendine acımanın ne kadar fena bir şey olduğunu da o günlerde anladım. Birine bağlanmak, birini sevmek değildi artık benimki, hastalıklı bir uzva yapışmak gibiydi. Kızgınlıktan deliriyordum, ama adamı kapı dışarı edemiyordum. Yanında uyumuyorum, ama evden gitmesini de istemiyorum. Bu arada bir de ne olduğunu bütün ayrıntılarıyla öğrenmemiş olmak beni mahvediyordu. Her şeyi en ince detayına kadar mi?- Tabii, tabii. O kadını sorup durdum. Bir fahişe olduğunu söyledi. "Profesyonel olarak bu işi yapan biri" dedi. "Çok mu zevk verdi sana söyle" filan derken, onun bir köşede süt dökmüş kedi gibi oturması, süklüm püklüm olması hasta ediyordu arada boyundaki iz... - Valla nasıl bir şehvetse geçmek bilmedi, kan oturmuş demek ki! İki hafta ev dahil her yerde atkıyla Bir arkadaşım, "Sen kafayı yiyorsun, bir psikiyatra git" dedi. Gittim. Ama karşımdaki ukala doktoru sevmedim. Ben de sosyoloji okudum, az buçuk bilirim bir şeyler, "Efenim önce çocukluğunuza dönelim" tripleri hiç hoşuma gitmedi, kadınla kavga ederek oradan çıktım. Eski kocam da, psikiyatra onun yüzünden gidiyorum ya, kendini sorumlu hissediyor, "Hadi buluşalım" dedi, buluştuk, beni dağılmış görünce, "Psikiyatrlar insana her zaman iyi gelmiyor" dedim, buna çok üzüldü ve birden "Doktora gitme. Sen hasta değilsin. Hasta olan benim" diye ağlamaya yani?- Ben de öyle dedim. "Nasıl yani!" "Sana yalan söyledim, o bir kadın değildi, bir erkekle birlikte oldum ben" demesin mi?Siz ne yaptınız?- Öyle kalakaldım. Baktım kaptırmış kendini ağlıyor, hıçkıra hıçkıra. Birden anaç tavuk oluverdim, "Üzülme" dedim, "üzülme." Sarıldım, kafasını filan okşadım. Dünyanın en tuhaf şeyi, birlikte olduğun adamın "Ben erkeklerden heyecan duyuyorum" demesi. "Benle ne işin vardı o zaman Allah’ın cezası!" diyemiyorsun, bir de ona anlayış göstermen gerekiyor. Hayatında ilk defa galiba bana o zaman tamamen teslim oldu. Meğer hamamda bir erkekle birlikte olmuş, ama cinsel birleşme yaşamamışlar. Sadece öpüştüklerini anlattı. Öpüşmenin şiddetine bakılırsa, birbirlerini epey bir arzulamışlar...Siz öyle dinliyor musun bunları?- Tabii tabii. "Hamam nerede?" diyorum. Anlatıyor. Eyüp Sultan’daymış, çok meşhur bir hamammış, bütün gayler bilir ve gidermiş. Erkekler altlarında peştamal, üstleri çıplak dizilirmiş, birbirlerini seçermiş, yukarıda da odalar varmış. Gül gibi kocam, heriflerle yatıyor Ferzan Özpetek filmlerine benzeyen bir hamamda. Ben de "A öyle mi?" diyorum, günler...- Ruhsuzlaştım. Olur olmaz ağlıyorum. İşte, işe giderken arabada, duşta. Sonra antidepresan içmeye başladım, geçti neyse. O günlerde yaptığım en bilinçli şey, AIDS testi yaptırmak oldu. Ağlaya ağlaya yaptırdım. "O kadar şansızım ki, kesinlikle hastalık bulaşmıştır!" diye düşünüyorum. Evet, o aralar dünyanın en şanssız kadını olduğumu düşünüyordum. Bir çocuğumun olması, hayatta yalnız olmamam da acımı hafifletmiyordu. Bu tür yaralar hep tek başına alınıyor çünkü. Hem kendinize acıyorsunuz hem ona kızıyorsunuz...- Tabii, tabii "Benimle işin neydi?" "Niye evlendik biz?" "Ben varken kaç tane oldu o heriflerden?" Hepsini soruyorsun. Her bir soru, başka bir tribin çağrıştırıcısı olabiliyor. Beni rahatlatan tek şey onun kendini anlatmasıydı...Neden?- Bilmiyorum, en azından hakikat. Yalan dolan değil. Gerçek kimliğini öğreniyorsun. Küçükken mahallede ona ve arkadaşlarına cinsel organını gösteren abiden başladı. Sonra askerlik hikayaleri. Terhis olmadan bir gece önce biri bunu uyandırıyor, "Lütfen organını göster, bir kerecik" diyor, bana bunu anlatmıştı, "Ay ne fena, ne sapıklar var!" demiş, üzerinde bile durmamıştım. Nedense göstermedi gibi gelmişti, meğer tuvalete gidip göstermiş. Aklının almadığı şu oluyor Sana bu kadar yakın olan birinin, kendini senden bu kadar iyi saklayabilmesi...Başka neler öğrendiniz ve hayret ettiniz...- Bir kere de yolda yürürken bir taksinin yanında durduğunu, şoförün, "Seni istediğin yere kadar götüreyim!" diye ısrar ettiğini anlatmıştı. Hikaye garip gelmişti ama "Binmedim tabii" deyince çok da ciddiye almamıştım. Meğer binmiş, bizimki de adama "Takscilik yapmak için fazla güzel değil misin?" demiş. Elin taksicisiyle kur yapıyorlar birbirlerine! O da "Beni beğendin demek gel öne" demiş. Bunlar yan yana havaalanından Bostancı’ya kadar gelmişler. Arabada oral seks yapmış bizimki adama. İnanabiliyor musun? İnerken de hem taksimetrede yazan parayı vermiş hem de o rezilliği yapmasına müsaade etti diye bahşiş. Verdiği para da benim param! Şaka gibi. Ben çalışıyorum buna para veriyorum, bu da taksicilere veriyor. Düşünsene, sonra da ben adamla akşam birlikte uyuyorum filan. Ben hızımı alamadım bir sürü taksiciyle konuştum. "Evet abla var böyle hikayeler" dediler. 10 bin liraya erkeklerin şipşak seviştiği oteller buldum Kadıköy’de. Bütün bu yaşadıklarınız arasında sizi en çok sarsan ne oldu?- Gay olduğunu bilmesine rağmen evlenmeye bu kadar istekli olması, peşimden koşması... Çok zorlanıyorlar, çok acı çekiyorlar, içlerinde bizim bilmediğimiz bir şürü şey oluyor. Ve kabul görmek için bir paravan şirket gerekiyor. Ben öyleydim, gizli eşcinsel kocamın paravan şirketiydim!Bu olay sizde neye yol açtı? Erkeklere mi yoksa kendinize mi güveniniz sarsıldı?- Kendime güvenim sarsıldı. Erkekler yine aynı oradalar. İyisi de kötüsü de var. Ama ben onlar hakkında çok fena yanılabiliyormuşum bunu gördüm. "Başıma gelenleri aman kimse öğrenmesin!" diye çaba gösteriyor musunuz?- Yok hayır. "Neden boşandınız?" diye soranlara, kendimi yakın hissediyorsam anlatıyorum. Ama daha çeneme vurmadı. Bu süreç içinde de en çok oğlum bana destek oldu. Hayata bakışımı, inancımı ve aşık olma potansiyelimi kaybetmedim daha. Ama bence bunda antidepresanı bırakmıyor olmamın da etkisi var... Şimdi biriyle birlikte misiniz?- Yok değilim, iki yıl oldu ayrılalı, daha hazır hissetmiyorum kendimi. Kim olduğumu yazma o yüzden, erkekler toptan kaçacaklar benden!Kocası gay çıkan bir kadın ne hisseder?Dünyada en tuhaf şey birlikte olduğun adamın "Ben erkeklerden hoşlanıyorum" demesiEski eşinizle ne zaman, nasıl tanıştınız?- Yaklaşık yedi yıl önce bir açılışta. O hep çok heyecanlı bir karşılaşma olduğunu söyler, "Seni görür görmez aşık oldum" der. Ben ise daha çok aşık olunan, ağır kadın rolündeydim. Belki de hoşuma giden bu oldu. Arzulanmak, kendimi iyi hissettirdi. Ama arada yaş farkı vardı...Kaç yaş?- 11 yaş küçüktü benden. Önce haliyle, "Hadi ya, sen eğlenecek başka birilerini bul" gibi bir tavır takındım ama samimi görünüyordu. Etrafımdakiler de, "İyi vakit geçirirsin ne var yani" deyince, e ben de hazırmışım ki, balıklama giren diğer erkeklerden farkı...- Bugüne kadar birlikte olduğum erkeklerin en ilgilisi ve en düşüncelisiydi. Ben sağımda kimsenin yürümesinden hoşlanmam mesela, böyle bir tikim var, bunu keşfetmişti. Market torbalarını ölse bana taşıtmazdı, salakça gelebilir ama benim için önemli, kadın taşımazmış, sonra kapıları açar, sigaraları yakardı. Sonra, saatlerce kılık-kıyafet bakmama ses çıkarmazdı. Hatta benim gözden kaçırdığım hoşuma gidecek şeyleri bulup, denemem için ısrar ederdi. Bunun gibi bir sürü şey. Çok şefkatliydi, çok espriliydi, çok zekiydi... "Hayatımı paylaşmak istediğim adam işte bu!" ne zaman dediniz?- Demedim. Her şey kendiliğinden gelişti. Beklenmedik bir şekilde askere alındı, dağıtım iznine geldiğinde de evlenme teklif etti, 10 gün içinde evlendik. Askerdeyken evli olduğumuz için rahat rahat görüşebilecektik. Ve artık karı kocasınız. "Amma şanslı kadınım!" diyor musunuz?- Hem de nasıl. Yatıp kalkıp dua ediyorum, herkese de söylüyorum, kilo verdim, güzelleştim, parlıyorum. Askerdeydi ama yalnız hissetmiyordum. Ya sürekli telefonda konuşuyorduk ya da çat kapı çıkıp geliyordu. arada sizin daha önceki evliliğinizden bir de oğlunuz var, araları nasıl...- Oğlumla arasındaki yaş farkı, ikimizinkinden az. Bizim aramızda 11, onların arasında 8 yaş fark var. Başlangıçta çok iyi anlaşıyorlardı, ama askerden dönüp bizimle yaşamaya başladıktan sonra iki erkek arasında gerginlik başladı. O arada oğlum çok çok aşık oldu, sevgilisiyle birlikte yaşamak istediğini söyledi, kendine ev tuttu, sorun kendiliğinden kadın kendisinden küçük bir kocası olunca tam olarak nasıl hissediyor? - Gizlice gurur duyuyor ama aynı anda "Ya bir gün kendi yaşında biri için beni terk ederse" diye içi pırpır ediyor. Ben hayatımdaki herkesi korumak isteyen biriyim. Benden büyük ya da küçük fark etmiyor. Bu ilişkimde her zamankinden daha fazla anaç davranmış olabilirim. O da kendini benimle güvende hissetmiş dünyanızı, sırlarınızı hiç çekinmeden paylaştığınız biri miydi? - Dibine kadar. İyi arkadaş olduk. Belki iddialı olacak ama benden daha iyi bir arkadaş bulamayacağını bildiği için hálá arıyor beni. Seks hayatınız nasıl? Hangi sıklıkla sevişiyorsunuz?- Bu konuları konuşmakta çok rahat biri sayılmam. Diğer ilişkilerimden bir farkı yoktu. İyiydi yani. O güne kadar...
Haberler > Nasıl Birisiyle Evlenmelisiniz? Testi Yapın, Ruh İkizinizi Bulun! - 1523 - 1529 Başarılı bir evlilik yapmak, sizi en iyi anlayacak, ortak noktalarınızın en fazla olduğu, tabiri caiz ise ruh ikizinizi bulmaktan geçer. Halihazırda evliyseniz sizin için yapacak bir şey yok ama halen bekarsanız, evlilik planlarınız varsa testimizi çözün, ruh ikizinizi bulun. Doğum gününüzde birçok hediye aldınız, peki sizi en çok hangisi sevindirdi? Öyle bir sürprizdi ki kendinizden geçtiniz, neydi bu sürpriz? Arkadaş grubu ile gittiğiniz mekanda birinden çok etkilendiniz, o kimdi? Bir çiçek seçin En son ne için ağladınız? Üzgün hissettiğinizde ne yaparsınız? Bir arkadaşınız sosyal medya üzerinden düğün fotoğrafını paylaştı, nasıl bir yorum yaparsınız? Diyelim ki çocuğunuz var ve odasından çıkmama cezası verdiniz neden? Haberlere çıktınız, sizce neden? Son olarak sizin için önce... Siz "evcimen" biriyle evlenmelisiniz. Siz yemek yapan, eve temizlikçi kadın almak yerine birlikte temizlik yapacağınız, sesç ıkarmadan perdeleri takan, alışverişe beraber gittiğiniz, evin eksiklerini sizin kadar iyi bilen, evde vakit geçirmeyi dışarıda vakit geçirmeye tercih eden biriyle evlenmelisiniz. Yapacağınız yanlış bir evlilik evde mutsuz olmanıza sebep olacaktır. Çünkü siz evcimen birisiniz ve eşinizin de böyle olması gerekiyor. Beraber ikea'dan alışveriş yapmalı, evi birlikte dekore etmeli, evde keyifli vakit geçirebilmelisiniz. Sizin için ev çok önemli. Siz "neşeli" biriyle evlenmelisiniz. Sizin gülmeye ihtiyacınız var. Hayatınızı paylaşacağınız kişi sizi güldürmeli, pozitif enerjisiyle sizi şarj etmeli, onunla geçirdiğiniz her dakikadan keyif almalısınız. Negatif durumlar, olumsuzluklar, kötü giden şeyler zaten sizi yeterince yıpratıyor, bu etkileri neşeli bir hayat arkadaşı ile kolaylıkla atlatabilirsiniz. Kazara somurtkan, donuk, neşesiz biriyle evlenirseniz mutlu olmanız çok zor. Size sürekli hayatın güzelliklerini, keyfini gösterecek birine ihtiyacınız var, o kişi neşe dolu, pozitif biri olmalı. Siz "gezip tozmasını seven" biriyle evlenmelisiniz. Bugüne kadar zaten yeterince oturdunuz. Sizin, sizi kolunuzdan tutup oraya buraya götürecek birine ihtiyacınız var. Yıllardır gitmek istediğiniz ama bir türlü gidemediğiniz yerlere sizi gerekirse zorla götürecek, yerinde duramayan biriyle evlenmelisiniz. En azından çocuk yapana kadar Türkiye'nin tamamını, Avrupa'nın da büyük kısmını gezmelisiniz. Bunu size yaptıracak olan gezmeyi bilen ve seven bir hayat arkadaşı olmalıdır. Evde oturan, 'off kim gidecek şimdi oralara' diyen birisi sizi hayat enerjinizi emer unutmayın. Siz "her an sürprizlerle dolu" biriyle evlenmelisiniz. Monotonluk size göre değil, her gün yeni bir heyecan, sürpriz yaşamaya seven birisiniz. Bu sebeple sizi hayatta mutlu edecek kişi, sürpriz yapmayı bilen, sizi şımartan biri olmalıdır. Eve elinde bir demet çiçekle gelmekten bahsetmiyoruz. Sizi çiçek bahçesine götürecek biri lazım size. Akla hayale gelmedik sürprizlerle aklınızı başınızdan alan biri. Hayatın tekdüzeliğinde bir vaha gibi, yorulduğunuz anlarda 'ben varım' diyen biri lazım size. Siz "evden işe işten eve" biriyle evlenmelisiniz. Sizin evlilikten beklentileriniz çok fazla değil. Bir yuva kurayım, hemen çocuk yapalım, ikimiz de çalışalım, orta derecede bir gelirimiz olsun, borçsuz harçsız yaşayıp gidelim diyen birisiniz. Sizin için evden işe, işten eve gidip gelen, size bağlı, sadık, uyumlu bir hayat arkadaşı lazım. Ne çok heyecan, sürpriz arıyorsunuz ne kös kös evde oturmak. Her şey kararında olsun bana kafi diyorsunuz. O zaman siz üniversite bitirmiş, ekmeğini eline almış, kısacası hayatını düzene sokmuş biriyle evlenmelisiniz. Ötesi sizi zorlar. Siz "hayatının merkezine sizi koymuş" biriyle evlenmelisiniz. Biraz bencil misiniz ne? istiyorsunuz ki hayat benim baş rolünde de elbetteki ben olmalıyım. Belki haklısınız ama sizi mutlu edecek kişiyi bulmakta zorlanabilirsiniz. Hayatının merkezinde sizin olduğunuz, sizin etrafınızda pervane olan, gözü sizden başka kimseyi görmeyen birini istiyorsunuz ki bugünlerde böylesini bulmak oldukça zor. Ama ola ki buldunuz sakın kaçırmayın zira sizin mutluluğunuz orada.
Haberler > Sevgilin Olsaydı Nasıl Biri Olurdu? - 1531 - 1815 Evet biliyoruz, aklında hep tek bir soru var O nasıl biri olacak? Bu sorunun cevabını merak ediyorsan bu testi çözmelisin! 1. Çok temel bir soruyla başlayalım... İlk görüşte aşka inanır mısın? 2. İlişkideki hangi sıradan şey sence daha romantiktir? 3. Beraber edineceğiniz bir evcil hayvan seç! 4. Senin sorunun ne dostum? 5. Öpüşecek bir yer seç! 6. Bir ilişkide en korktuğun şey ne ola ki? 7. Kalp şeklinde bir yemek seç! 8. Son soru da çok temel! Sana göre aşk mı daha ağır basmalıdır, mantık mı? "Komik Birisi" olurdu! Hayat zor, yolları pürüzlü; bir de tabii kısa olması durumu var. Sen bunların oldukça farkındasın ve bu kısacık hayat sürekli ciddi şeylerden bahseden, sıkıcı, monoton biriyle asla geçmez. Yani senin sevgilin olacak kişi her şeyden önce seni güldürebilecek birisi olmalı, en zor zamanında bile yüzüne bir adet kondurabilecek. Hazırcevap ve eğlenceli olmalı; hayattan lezzet almasını da bilmeli. Böylesiyle ömür uzar be!.. "Zeki Birisi" olurdu! Senin alerjinin olduğu yegane şey, aptallık. Ot gelip saman giden insanlara katlanamıyorsun; bomboş, derinliksiz, kafasız kişileri görünce miden bulanıyor. Bu yüzden şu anda bir sevgilin olsaydı kesinlikle zeki biri olurdu. Zeka sana oldum olası çok seksi gelmiştir, zeka parıltısı görünce aklın gidiyor. Bu durumda senin için güzellik/yakışıklılıksa ikinci plandadır. Zaten zeki insanın beynine bakmaktan, suratına bakmaya vakit mi kalır allasen "Gerçekten Romantik Birisi" olurdu! Sen büyük ihtimal geçmişinde çok dandik ilişkiler içinde bulunmuş birisin. Kalbin kırılmış, aşka-sevdaya dairse içinde en ufacık bir inanç kalmamış. Bu yüzden sana, tabir-i caizse seni köpekler gibi sevecek biri gerek İnce ince konuşup ruhunu okşayacak, sana nazik davranacak ve en önemlisi ne olursa olsun 'gitmeyecek' biri. Senin kendini özel hissetmeye ihtiyacın var; yani senin O'na ihtiyacın var. Ellerinde çiçekler kapında sırılsıklam birini görürsen, hiç düşünme bizce "Çılgın Birisi" olurdu! Senin sıkılgan bir yapın var. Rutinden, monotonluktan ölesiye nefret ediyorsun. Hatta o kadar nefret ediyorsun ki, eve/okula/işe sırf değişiklik olsun diye farklı yollardan gidiyorsun. Bunun yanında az biraz çatlaksın, etrafındaki kişiler bunu bilir. Bu yüzden şu anda bir sevgilin olsaydı ke-sin-lik-le bu özelliklerde biri olurdu Çılgın ve seni şaşırtabilen biri. Seni darlamayıp, seni rahat bırakacak evet ama bir yandan da sana kadın/erkek olduğunu hissettirebilecek. Sen demir leblebisin kısaca, seni çiğneyebilecek köpekbalığı dişleri lazım ; "Seni El Üstünde Tutan Birisi"olurdu! Öncelikle şunu itiraf etmek gerekir ki, senin oldukça kırılgan bir yapın var. Alıngan ve hassassın da Özellikle sevdiklerinin yaptığı en ufacık hareketi bile çok kafaya takıyorsun. Çünkü onları umursuyorsun. Senin gibi olabildiğince naif bir kişinin sevgilisi de pek tabii ki dikkatli, nazik, hassas, duygusal ve incelikli birisi olurdu Seni el üstünde tutan, sana sanki dünyadaki tek varlık senmişsin gibi davranan biri. Hani var ya o hepimizin aradığı kişi, heh işte o ; "Seni Süründüren Biri" olurdu! Aldığımız cevaplara göre, senin gerçekçi bir insan olduğunu sanıyoruz ve sana gerçeklerden bahsedeceğiz. Aziz kardeşim sen mazoşistsin. Yani Fuzuli'nin deyimiyle acı çekmeye meyyal bir gönlün var senin. Kaç kere kendine yemin ettin, ama gittin yine aynı tipte, aynı tıynette insanlara yar oldun. Şu anda da bir sevgilin olsaydı da, işte tam olarak o eski süründürenler cemaatinden biri olurdu. Sonrası malum ve sana spoiler değil Bitmeyen kavgalar, umursamaz hareketler ve belki aldatma! Ayrılık sonrasıysa çok tanıdık 'Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde'. Bu kısır döngüden kurtulman ümidiyle, esen kal!..
Gündem \ Sohbet ve Tanışma Editörler Lanet benim kocam nasıl biri olsun D 1234567891011 11 Eylül 2008 2326 hades28 Genel Müdür hint müziği olayı abartı olmuşdadiğerleri çok normal harbi söylüyorum az istemişssin bende sana katılıyorum güzellik öneli değil derler ya bence çok önemli..hatta bazen güzellik bakımlı olmakikişiliğin önüne geçiyor ama kişilik ve dışssal görünüm tamamlayıcı unsurlar...bir erkek olarak agzı ayagı kokan birini ben bile sevmem sevende yokturhadi birkaç şey daha ekle başka neler olmalı 11 Eylül 2008 2356 engineer73 Yasaklı Montaigne'in dediği gibi "Gereksiz mütavazilik budalalıktır."O yüzden burda gerçekleri 180 boyunda 75 kg atletik çok yakışıklı bir özel sektörde bir otomotiv firmasında makina mühendisi olarak 2008 den 88 köle gibi çalışmaktan aralıkta devlete ankda,aslen newşehirliyim. msn tuncayares 11 Eylül 2008 2359 seyran Şube Müdürü bugün çok yoruldum arkadaşlar. biraz dinlenmek istiyorum yarın görüşürüz inşallah. yeni başlık açtım okuyun derim. sevgiyle kalın iyi geceler tatlı rüyalar. hades aklıma gelirde eklerim ; görüşürüz 12 Eylül 2008 1049 seyran Şube Müdürü günaydınnnnlarrrr..nabersiniz. ses seda yok bakıyom iyi bari bi gncl çekelim görüşürüz.. 12 Eylül 2008 1103 serkan__tezcan Müsteşar ayıklayın bakalım ayıklayın 12 Eylül 2008 2215 greenpeace29 Kapalı anlaşılan seyran evleneceği beyaz atlı yada yaya prensi bulmuş sana mutluluklar KAPAT [X] 12 Eylül 2008 2236 hades28 Genel Müdür seyran nerlerdesin bakalım..hala mı yorgunsun aloo neredesin nerede 12 Eylül 2008 2240 HafiseAna. Aday Memur mümkünse mamut hoca gibi olsunP 12 Eylül 2008 2242 hades28 Genel Müdür yok mümkün değil biri bulunmuş hatta aynı yerde çalışıyormuş ama yüzüne bakmaya utanıyormuş 12 Eylül 2008 2245 seyran Şube Müdürü SELAM MİLLET!!nabersiniz neler diyosunuz bakalım benim yokluğumda öyle bulmadım ya birilerini filan bi hikaye yazıyorum paylaşayım dedim ama yorumlarınızı bekliyorum birazdan arkası yarında ikinci bölüm gelcek o yüzden bana az müsade yazmam gerek 12 Eylül 2008 2248 hades28 Genel Müdür SEYRAN OKUSANA SAYFAYI YORUMU YAPTIKSEN ZATEN KİMSEYİ BULAMAZSSIN AMA BEN HİNT MÜZİĞİ DİNLEMEYE BAŞLADIM 12 Eylül 2008 2250 serkan__tezcan Müsteşar senin üzüm çekirdeksiz galiba seyran 12 Eylül 2008 2302 hades28 Genel Müdür seyran şimdi üzümü armutu bıraktı sevenleri birleştirmeye çalışıyor..ama çocuk bence topal yaaa...seyran kendin birsürü özellik istiyon kızcagızıda topal adama aşık ettin.. 13 Eylül 2008 0054 seyran Şube Müdürü sabahtan gördüm seni çok güzel geldin bana oy oy emine nedir bu güzellikler nedir bu güzellkler parmağında yüzükler kolunda bilezikler ben sana sarılaydım o y oy emine nedir bu güzellikler D çocukluğumun vazgeçilmez türküsü D 13 Eylül 2008 0058 greenpeace29 Kapalı aynen demeki yaşıtız roman çok hoş olmuş bence devam et ilerde çok iyi bir yazar olabilirsin kendine iyi bak 13 Eylül 2008 0102 seyran Şube Müdürü inşallah gelcek devamı ... 13 Eylül 2008 0105 greenpeace29 Kapalı azmin elinden hiçbirşey kurtulmaz ilerde belki yarışmalara girersin çok hoş bencee 13 Eylül 2008 0442 ogrtmen_berk Aday Memur böyle biri neden evlenme gereği duysun ki, yada bu kadar isteği olan biriyle evlensin D 13 Eylül 2008 0448 desev13 Şube Müdürü eşeği saldım çayıra otlaya karnın doyura.......... 13 Eylül 2008 0839 serkan__tezcan Müsteşar zuhhhaaaahaaaa Toplam 203 mesaj 1234567891011 Çok yazılan konularKaralama DefteriHiç birinizi lütfenSon iki harften kelime bulma oyunuBir başlıkta ben açayım dedim konu bulamadım yavGececi tayfa Evleneceğin insanın özelliklerini bu başlıkta yaz belki aradığını bulursunKelime türetmece oyunuGece ŞiirElbet bir gün...................................?Kendime park yapıcam..kumda oynıcam...2 SÖZLÜK40 yaş sendromu 5derdine saygılar sunuyorum 1kilo vermek için harcanan para 4Malazgirt Meydan Muharebesi 1portal 2şeffaf 1bu işi benim yerime biri yapsın 1farklı kolonyaları birbirine karıştırmak 1Dünyanın en zor sorusu 1sabır taşı 1 Editörün seçimiPromosyonlar güncellenmeliNasıl birikim yapabilirim ? Altın bes vs polise GBT Kemal Kılıçdaroğlu Sınava girmeyin!KPSS iptalinde şunu farkedebildiniz mi?2022 KPSS Yeni BaşvuruGEÇİCİ SIĞINMACI SORUNUNU KİM ÇÖZER ?Ağır hasarlı araç alınır mı Gram Altın 1060 geçerse hedefSüper Lig Tahmin Yarışması 2022/2023 Sezonu Son Dakika HaberlerEşini öldürüp, 'gururlu hissediyor' paylaşımı yapan şüpheli yakalandıMEB eğitimler bittikten sonra örnek soru kitapçığı yayınlayacakRusya'dan Antalya Havalimanı'na günde 80 uçak iniyorİsveç, Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı dolandırıcıyı teslim edecekTürkiye'nin kredi risk primi 3 ayın en düşüğüne geriledi
Evlisiniz, her şey yolunda. Bir yandan çocuk yapmak istiyor diğer yandan eşiniz ne düşünüyor bilmediğiniz için bir şey diyemiyor musunuz? O zaman siz ona “hadi” demeden önce bakın bakalım hazır mıymış? Bunu anlamanın bir yolu var mı? Tabii ki var… Aşağıdaki dokuz örnek sizin için iyi bir işaret olabilir. Ha gayret, yaklaştınız. Pes etmek yok. 1- Evde değişiklikler yapıyorsa Evle daha çok ilgilenmeye başladıysa, “kendin yap”lara merak sardıysa… Mutfakta daha çok zaman geçiriyor, ara sıra “Evi şöyle yaparsak daha mı rahat olur?" gibi planlarla size geliyorsa. 2- Diğer çocuklardan kaçmıyorsa Bebekli arkadaşlarınız geleceği ya da çok çocuklu bir yere gideceğiz zaman eskisi gibi tepki vermiyorsa. Çünkü genelde henüz baba olmamış erkekler arkadaşlarının çocuklarının doğum günlerinde ortadan kaybolurlar. Eğer sizin eşiniz gayet isteyerek geliyorsa, hatta çocuklarla oynuyorsa, eve gelen bebeklere ilgi gösteriyorsa, bu iyiye işaret. 3- Eve kedi ya da köpek almak istiyorsa “Aman canım bunun çocukla ne ilgisi var?” demeyin. Size böyle bir şey teklif ettiğinde “Bir süre sonra tuvaletini söylemeyi öğrenen, bizimle konuşan bir çocuğumuz olsun.” diyebilirsiniz. Kedi köpek de alabilirsiniz tabii bu arada ancak hazır teklif gelmişken fırsatı kaçırmayın. Bak, burada ne var Baba Adaylarının Doğuma Girdiği Doğum Hikayeleri 4- İşe bakış açısı değiştiyse Bir zamanlar iş yerinde çok hırslı olan, çalışma arkadaşlarını bile zaman zaman rakip olarak gören adam gitti, yerine iş hayatını sorgulamaya başlayan mı geldi? Hatta belki küçük bir kasabaya yerleşmekten bile söz ediyor olabilir. Hayatın koşturmayla mı geçeceğini sorguluyor olabilir. Eh, bir çocuk olsa ne güzel işte, yeni bir hayat istiyorsa bir çocuk bu hayatı sunabilir. 5- Eskisi kadar çıkmıyorsa Bir zamanlar arkadaşlarıyla haftanın en az iki gecesi çıkıyor, siz uyuduktan sonra geliyordu. Arkadaşları devam ediyor ancak o iş çıkışı eve mi koşuyor? Ya da çıksa da erken mi dönüyor? Hah işte demek ki bebek olsa ne güzel, tam banyo zamanı eve dönmüş olacak? İşin şakası bir yana, düzenli hayatı daha çok sevmeye başladıysa, ay yoksa baba olmaya hazır mı? 6- Dans ediyorsa Normalde dans edemiyor ama şimdi duyduğu ritim karşısında harekersiz duramıyorsa… Ooo düşünün, çocukla karşılıklı ne de güzel dans edip zaman geçirirler. 7- Erken uyanmaya başlarız Ergenlik döneminizi düşünün. Sabah saatin alarmı çalar da çalar, kalkmayız, o seste bile uyuruz. İşe ilk başladığımızda da aynı. Ancak yaşımız ilerledikçe sanki daha bir erkenci oluruz. Hah işte, eşiniz erken uyanmaya başladıysa, uykusuzluk ona hiç zor gelmeyecek demektir. Uykusuzluk=yenidoğan bebek. Evet evet, kesin hazır. 8- Yaştan şikayet ediyorsa Halı saha maçından döndü, karşı takım genç ve hızlı olduğu için yenildiklerini mi anlatıyor? Bu hiçbirimize yabancı değil. O zaman spor yapmanın zamanı gelmiş demektir. Çocuk peşinde koşmak da en iyi antrenman… 9- Bütün arkadaşlarının çocukları varsa Kaleyi arkadaş bölümünden fethedebilirsiniz. Bütün arkadaşları baba olduysa, çocuklarıyla nasıl zaman geçirdiklerini, hayatlarının nasıl değiştiğini, nasıl mutlu olduklarını anlatıyorlarsa sizce de hayatında bir eksiklik hissetmeyecek mi? Şebnem Seçkiner Aman böyle olmasın Yapım Aşamasında İyi Ama Bakım Konusunda Sınıfta Kalan 10 Baba
kocam nasil biri olacak testi