SORUŞTURMA GENİŞLEMEDEN KAPANDI. FETÖ’cü Sinan Sürer tarafından kurulmuş Ne kadar önemli görev yaptığının farkında olması gerekirdi.
Soruşturma Ne Kadar Sürer? Soruşturma süreleri suç türü ve fail sayısına göre değişir. Ekonomik malvarlığına yönelik dolandırıcılık, hırsızlık gibi suçlarda yaklaşık 1,5 yıl sürer. Kişilik haklarına yönelik hakaret, tehdit, iftira ve şantaj gibi suçlarda yaklaşık 5-6 ay sürer.
FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonlar devam ederken soruşturma aşaması tamamlanan FETÖ’cüler hakim karşısına çıkıyor. Teğmen rütbesi örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından takılan ve bunu itiraf eden eski tuğgeneral Serdar Atasoy’un yargı süreci başladı. Ankara 32.
Konyada, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 179’u tutuklu 486 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesince Büyükşehir Belediyesince merkez Meram ilçesinde özel hazırlanan Fatih Sultan Mehmet Spor Salonu’nda görülen duruşmada tutuksuz
TÜRKİYE 01.02.2019, 14:52. FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 35 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameyi kabul eden mahkeme, ilk duruşmanın 26 Mart'ta yapılmasına hükmetti. İstanbul Cumhuriyet
Soruşturmazamanaşımı süresi ne kadar? soruşturma ne kadar sürer? Soruşturma zamanaşımı süresi ne kadar Soruşturma ile en çok merak edilen konulardan biri de soruşturma zamanaşımı süresidir. CMK’da genel bir soruşturma zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Ancak soruşturmanın en kısa sürede tamamlanması için gerekli tedbirlerin alınarak soruşturmanın en
dYj3. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fetullahçı Terör Örgütü FETÖ ile mücadeleye ilişkin, "FBI ciddi bir soruşturma başlattı. Soruşturma başlattıkça esasen ne kadar karanlık ve tehlikeli olduğunu görüp ürpermeye de başladılar. Biz anlatıyoruz zaten." dedi. Sakarya Büyükşehir Belediyesince Erenler ilçesindeki bir otelde düzenlenen "Türkiye'nin Yeni Dönemde Dış Politika Vizyonu" konulu konferansa katılan Çavuşoğlu, herkesin göç konusuna bakışının farklı olduğunu ama Türkiye'nin sadece bakışının değil, politikalarının dünya tarafından örnek alındığını belirtti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye için yeni hamlelerin başlangıcı olduğunu ancak bu süreçte sadece Türkiye'de değil, bölgede, coğrafyada ve tüm dünyada geçiş dönemi yaşandığını dile getirdi. Çavuşoğlu, eskiden iki kutuplu soğuk savaş dönemi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi"Silahlanma konusunda tırmanma olurdu, sonra iki taraf anlaşırdı, biraz yumuşama biraz gerginlik böyle giderdi ama doğu blokunun yıkılmasıyla çok taraflı bir dünya nasıl oluşur bu gayretleri de gördük. Bugün ise yeni arayışlar var. Bir taraftan yine çok taraflılığı ön plana çıkarmaya çalışan dünya var, diğer taraftan tek taraflılık, tek bir merkez güç ve tek başına alınan kararların uygulanması için dayatma, arkasından ekonomik, ticaret savaşları gibi bir olgu var. Ama bugünün sorunlarına ya da önümüze çıkan fırsatlara baktığımız zaman bunlar tek başına bir ülkenin altından kalkamayacağı kadar büyüktür ve önemlidir." - "Dünyanın her yerini görmek zorundayız " Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa'da da tedirginlik veren gelişmelerin yaşandığını ve gelecek sorgulaması yapılmaya başladığını vurgulayarak, şunları kaydetti "İşte biz böylesine bir ortamda Türkiye olarak ne yapabiliriz? Dış politikamız nasıl olmalı? Tek başımıza neler yapabiliriz? Biraz önce söylediğim gibi sorunların büyüklüğüne baktığımız zaman tek başına Türkiye dahil hiçbir ülke ya da uluslararası örgüt bu sınamaların üstesinden gelemez. Dolayısıyla küresel sistemi nasıl yenileyebiliriz, hep birlikte bu sınamaların üstesinden nasıl geliriz? Bizim dış politikamızın öncelikleri, felsefesi var ama bu sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir konu değil. İşte böyle bir ortamda Türkiye olarak, her şeyden önce artık çok yönlü bir dış politika izlemek, dünyanın her yerini görmek zorundayız. Dünyanın her yerine bakmamız lazım. 'Yok efendim doğuya doğru gittiniz, zemin kayması var, yok Müslüman ülkelere doğru açılım yaptınız, bize sırtınızı döndünüz, Afrika'da ne işiniz var?' Bu tür sorgulamalara hiçbir zaman prim vermememiz lazım çünkü onu soran ülkelerin hepsi gittiğimiz yerlere bizden çok önce gitmişlerdir ama sömürgeci olarak gitmişlerdir ama başka sebeple gitmişlerdir, bugünün ekonomik fırsatlarından yararlanmak için gitmişlerdir ama gitmişlerdir. Onlar gidince sorun yok ama biz gidince zemin kayması mı? Böyle sorgulamalar var, neden? Hep yaklaşım şu; 'Ne içeriye girsin ne de uzağa gitsin, kenarda beklesin orada oyalayalım.' taktiği. İşte yeni Türkiye'ye alışamamalarının bir sebebi de bu, çünkü eski alışkanlıklarına uygun olamayan bir Türkiye var şu anda."- "Zor bir bölgede yaşıyoruz" Çavuşoğlu, yeni Türkiye'de dış politikanın en temel anlayışlarından birisinin Türk bayrağını dalgalandırmak olduğunu belirterek, bugün 240 misyondan bayrağın dalgalandığını, bunun bir yıl içerisinde 260'a çıkacağını bildirdi. Çok yönlü dış politika izlerken önceliklerinin bulunduğunu, terörizmle içeride olduğu gibi dışarıda da mücadelenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Zor bir bölgede yaşıyoruz. Bu bölgede kriz yönetimini çok iyi bilmemiz lazım. Türkiye bulunduğumuz coğrafyada kriz yönetimini çok başarılı bir şekilde uyguluyor. İşte en son İdlib anlaşması ve Suriye'de siyasi çözüm için attığımız adımlar; Astana, Soçi süreçleri. Bu hafta sonu Türkiye, Almanya, Rusya ve Fransa ile dörtlü zirve... Bunların hepsi bizim inisiyatiflerimiz." diye konuştu. - "Artık sahadaki kazanımlarımızı masada kaybetmek yok" "Artık sahadaki kazanımlarımızı masada kaybetmemek de bizim için elzemdir. Bunu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Afrin operasyonunda da tüm dünyaya gösterdik." diyen Çavuşoğlu, "Sert gücümüzle de varız, diplomaside de varız. Artık sahadaki kazanımlarımızı masada kaybetmek yok. Masada da kazanıyoruz, sahada da kazanıyoruz. Yeni Türkiye de yeni dönemde bu. Böyle de olmak zorundayız. Şimdi içeride PKK ile mücadele ederken, dışarıda YPG ile mücadele etmemek olur mu? Veya onların Avrupa'daki her türlü kaynaklarıyla mücadele etmezsek başarıya ulaşamayız. Bugün bazı Avrupa ülkeleri maalesef bunlara destek veriyor, fırsat sunuyor." ifadesini kullandı. Çavuşoğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminde Türkiye'ye bu acıyı yaşatan hain FETÖ'cülerden hesap sormanın boyunlarının borcu olduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü "Rehavete kapılırsak aldanırız, yanılırız. O gece Sakarya'nın da demokrasimize, devletimize, bayrağımıza, ezanımıza, vatan topraklarına sahip çıkmak için nasıl sokaklara çıktığını gördük. Ama bu mücadeleyi de bırakmamamız lazım. İçeride olduğu gibi dışarıda da FETÖ ile mücadelemizi sürdürüyoruz. Okullarını, derneklerini kapattırıyoruz ve Maarif Vakfı bazılarını devralıyor. Bugün Afrika, Asya, Latin Amerika, Avrupa ve Balkanlar'da bu konuda adımlar atıyoruz. Esasen bizim güvenliğimiz kadar o ülkelerin güvenliği için de önemlidir. Onlara da aslında yarar sağlıyoruz. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Sadece o ülkede kapatmak olmaz. 21 ülkede şu anda eğitimleri sonlandırıldı, 16 ülkede Maarif Vakfı devraldı, 2 ülkeyle şimdi mutabakat zaptı imzaladık, bunları yapıyoruz. Maarif Vakfı aynı zamanda Arnavutluk'ta yeni bir üniversite devraldı. Her yerde okullar da açmaya başladı. Devlet denetiminde, güçlü ve Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'yle beraber sadece Türkçe, el sanatları değil, bildiğiniz master, doktora programı veren lise, Anadolu okulları, ortaokul, hatta ana sınıfı dahil okullar açmaya başladı. İnsanlar FETÖ yerine yurt dışında çocuklarını buraya göndermeye başladı. FETÖ ile mücadele ederken oradaki elebaşlarını ve ülkemizden kaçanları Türkiye'ye getirmek de bizim görevimiz. Yüzlercesini bu şekilde Türkiye'ye getirdik ve yargıya teslim ettik. Yargımız bunlardan hesap soruyor." - "Amerika'nın beklentilerimizi karşılaması lazım" Amerika-Türkiye ilişkilerine de değinen Çavuşoğlu, herkesin ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'a kilitlendiğini anımsattı. Amerika'nın bu süreçte Türkiye'ye çok şey söylediğini ancak kendilerinin "Türkiye'de bağımsız yargı var, mahkeme zamanı geldiğinde yargı ne karar verirse buna uymak zorundayız, zorundasınız." dediklerini aktaran Çavuşoğlu, şöyle devam etti "Çok masumdu, din adamıydı, şöyleydi, böyleydi ama ortada deliller...İşte cezaya çarptırıldı, suçlu bulundu. Üst mahkemeye gidebilir, o yasal süreç. Ama mahkeme suçlu buldu. Amerika da biz de çok iyi biliyoruz ki, bu adam şikayetler olmuş, hatta tercümanı şikayetçi olmuş. Geldi, yasal süreç işlendi ve cezaya çarptırıldı. Ama Amerika bir şeyi öğrendi. 'Türkiye'de iki bakanına yaptırım yaptım, şurada tarife artırdım, böyle netice alırım.' Alamayacağını öğrendi. Bunu da itiraf ediyorlar. Öyle baskıyla, tehditle Türkiye'den hiç kimse bir şey alamaz. Amerika ile ilişkilerimizin gerilmesinin sebebi, Brunson meselesi değil ki. İlişkilerimizin esas gerilmesinin iki sebebi var. Bir tanesi Amerika'nın bugüne kadar FETÖ ile ilgili taleplerimizi karşılamaması. FBI ciddi bir soruşturma başlattı. Soruşturma başlattıkça esasen ne kadar karanlık ve tehlikeli olduğunu görüp ürpermeye de başladılar. Biz anlatıyoruz zaten. Her faaliyetlerinde Amerikan kanunlarını nasıl ihlal ettiğini görmeye başladılar, daha da görecekler. Biz de elimizdeki bilgileri, belgeleri FBI'ya vermeye başladık, vereceğiz de. Ama Türkiye'de darbe yapan bir kişinin Amerika'da hala bulunması, milletimizin kanına dokunuyor. Dolayısıyla esas bizim gerginlik sebebimiz bu. Bize vermesi lazım. Belgeyse verdik, mahkeme kararıysa teslim ettik. Yeni belgeler, deliller çıktı, onları da verdik. Niye vermiyorsunuz? Anlaşmamız da var. Esasen hiçbir belge vermemize gerek yok, Amerika orada yaşayan, hele hele FETÖ gibi bir kişinin aldığı her nefesin sayısı dahil attığı her adımı bizden çok daha iyi bilir. Kimi aramış, kimi aramamış çok iyi bilir. Burada Amerika'nın samimi davranması lazım, beklentilerimizi karşılaması lazım." - "Cemal Kaşıkçı olayında ilkeli ve şeffaf davrandık" Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, zor zamanlarda akıllı, sabırlı ve ilkeli durulması durumunda neticesinin alınacağını dile getirerek, öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayında Türkiye'nin sabırlı, ilkeli ve şeffaf davrandığını vurguladı. Tüm dünyanın, Türkiye'nin bu tutumunu gördüğünü ifade eden Çavuşoğlu, "Ama biz başkalarına yaranmak için yapmıyoruz. Ortada bir sorun var, bu sorunun çözülmesi lazım. Bir can var, insan var, gazeteci olması da önemli ama her şeyden önce bir insan. Viyana Sözleşmesi'ne göre o konsolosluk binası Suudi Arabistan toprağıdır, doğrudur ama Türkiye sınırlarında olmuştur ve soruşturmada Türk kanunları geçerlidir. Bu işi çözmemiz lazım. Attığımız adımlar, ilkeli tutumlar ve stratejilerimiz sayesinde yavaş yavaş o da ortaya çıkacak." şeklinde konuştu. Instagram'dan takip etmek için tıklayınız
0835 Haber Kaynağı Hürriyet Atasoy’un itiraflarıyla ilgili haber Fevzi Kızılkoyun imzasıyla dün Hürriyet’te yer aldı. O nedenle Atasoy’un ifadesinde verdiği bilgileri tekrar etmeyeceğim. Buraya bir nokta koyduktan sonra Serdar Atasoy şimdiye kadar nasıl tespit edilemedi ve bu noktaya kadar nasıl yükseldi sorusuna yanıt arayacağım. AKAR HİÇBİR DOSYAYI BEKLETMEM’ Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la görüşmelerimizde gündem maddelerinden birini mutlaka FETÖ’yle mücadele oluşturuyor. Akar, her defasında masasının üstünü göstererek, “FETÖ’yle ilgili hiçbir dosya beklemez. Geldiği an inceler, işlem yapılması için hemen savcılığa sevk ederim” diyor. FETÖ’yle mücadelede ne kadar titiz davrandığını anlatan Hulusi Akar, mutlaka bir bilanço vermeyi de ihmal etmiyor. Akar her defasında FETÖ’yle mücadelenin bitmediğini, kendisini gizlemeyi başaran örgütle mücadelenin taviz verilmeden sürdürülmesi gerektiğinin altını çiziyor. FETÖ’nün 40 yılda her türlü gizlenme yöntemlerini kullanmak suretiyle yerleştiği Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 40 günde temizlenmesi mümkün değil. Değil 40 gün, on yıllarca devam ettirilmesi gereken bir mücadele bu. 2017’DE GÖZALTINA ALINMIŞ Serdar Atasoy’un 15 Temmuz’dan 1 yıl sonra, 2017’de Erzincan’da 3. Ordu Komutanlığı bünyesinde görev yaparken FETÖ’den gözaltına alındığı, sorgusunun ardından serbest bırakıldığı ortaya çıktı. ERZİNCAN SORUŞTURMASI YAŞ’TA GÜNDEME GELMEDİ Mİ? Serdar Atasoy’un, FETÖ soruşturması kapsamında 2017 yılında Erzincan’da gözaltına alınıp savcılık sorgusundan sonra serbest bırakıldığı bilgisi tuğgeneralliğe yükseltildiği 2020 yılı Yüksek Askeri Şûra toplantısında gündeme gelmedi mi? Atasoy’la ilgili FETÖ soruşturması dosyasında yer aldıysa buna rağmen nasıl terfi ettirilerek, Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevine atandı? Serdar Atasoy’un, Erzincan’daki FETÖ soruşturmasından 2019 yılında takipsizlik kararı alması yanıltıcı bir etki yaptı mı? Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, şûraya girecek subaylarla ilgili olarak MİT, Emniyet İstihbarat ve Jandarma İstihbarat’ın soruşturma yaptığını belirtmişti. Belli ki Serdar Atasoy uzun süre istihbarat birimlerinin radarına takılmamayı başarmış. DARBEYE EMREDERSİNİZ KOMUTANIM’ Serdar Atasoy, 15 Temmuz darbe girişiminin olduğu zaman askeri ateşe olarak Bangladeş’in başkenti Dakka’da görev yapıyor. Atasoy’un, FETÖ’nün Genelkurmay’daki beyin takımından Sinan Sürer’in oluşturduğu “Ataşeler” isimli WhatsApp grubundan yaptığı, “Genelkurmay Başkanlığı yönetime el koymuştur, muhataplarınıza bilgi veriniz” şeklindeki mesaja kısa sürede dönüp “Emredersiniz komutanım” diye karşılık verdiği belirlendi. Genelkurmay 1. İstihbarat Analiz Değerlendirme Başkanı olarak görev yapan Tuğamiral Sinan Sürer’in 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Karargâhı’ndan, darbeyi önlemeye çalışan sivil vatandaşlara karşı ateş açtığı belirlenmişti. Sinan Sürer’in halka ateş açarken görüntüleri kameralara yansımıştı. Yurtta sulh konseyi üyeleri arasında yer alan Sinan Sürer, Genelkurmay çatı davasından yargılanıp 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. ÖZEL MAHREM 1TSK’daki adamlarının tespit edilmemesi için her türlü yöntemi kullanan FETÖ’nün tuğgeneral Serdar Atasoy için özel bir yöntem kullandığı belirlendi. Serdar Atasoy’un, FETÖ’de en üst düzeyde korunan isimlerden biri olduğu ortaya çıktı. Atasoy’un “özel bir mahrem” olarak korunduğu tespit edildi. FETÖ’NÜN HABERLEŞME AĞLARINA ALINMAMIŞ 2 FETÖ’cülerin kullandığı, ByLock ve Signal gibi haberleşme sistemlerini kullanmayan Atasoy’un tespit edilmemesi için 1995 yılında Kara Harp Okulu’ndan teğmen rütbesiyle mezun olduğu günden itibaren FETÖ’cü imamlarla ankesörlü telefonlarla irtibat kurduğu belirlendi. Atasoy’un sadece FETÖ’cü Sinan Sürer’in oluşturduğu “Ataşeler” isimli WhatsApp grubuna üye olduğu, onun dışında FETÖ yapılanmasının hiçbir WhatsApp grubuna dahil edilmediği ortaya çıktı. TEK İMAM 3 Tek imama bağlı Tuğgeneralliğe yükseltilerek Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevine getirilen Serdar Atasoy’un FETÖ’cü olduğunun tespit edilmemesi için “tek imama bağlı olduğu” ortaya çıktı. FETÖ’nün askeri yapılanmasında sivil şahıslardan oluşan “asker imamları” birkaç kişiden sorumlu oluyor. Ancak Serdar Atasoy’un “özel bir mahrem olması nedeniyle” birkaç kişinin bağlı olduğu gruplara dahil edilmediği, tek imama bağlandığı belirlendi. MİT TESPİT ETTİ 4 MİT tarafından belirlendi TSK’daki FETÖ’cülere yönelik olarak yoğun operasyonların sürmesine rağmen uzun süre kendisini gizlemeyi başaran Serdar Atasoy’un, MİT tarafından 2021 yılının ocak ayında tespit edildiği ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından 27 Ocak tarihinde gözaltına alındığı belirlendi. FETÖ’YLE MÜCADELENİN ÖNEMİ TSK’da FETÖ’ye karşı verilen etkin mücadeleye rağmen Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu zaman rütbesi Fetullah Gülen tarafından takılan birinin 2020 yılındaki YAŞ’ta tuğgenerallik rütbesine yükseltilip, Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na kadar uzanabilmesi, FETÖ’yle mücadelenin ne kadar önemli ama bir o kadar da zor olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü FETÖ’cüler gizlenebilmek için her türlü yöntemi kullanıyorlar. Serdar Atasoy olayı bize şunu da gösteriyor Ne kadar gizlenirse gizlensinler, TSK’daki FETÖ’cüler bir gün yakalanıp, yargıya teslim ediliyor.
İçişleri Bakanlığı’nın, ülke genelinde bazı kaymakamların görevden alınması amacıyla il valilerine gönderdiği talimatlar sonrasında bu sabahtan itibaren kaymakamlar görevden alınmaya başlandı. Mülki idare amirliklerinde görevli 30'u kaymakam 40 görevlinin FETÖ ile ilişkili oldukları tespit edildi. Görevden alınan kaymakamlar FETÖ'den 1 VALİ YARDIMCISI VE 1 KAYMAKAM İLE ERZİNCAN'DA 1 KAYMAKAM GÖREVDEN ALINDI. Alınan bilgiye göre, İçişleri Bakanlığından Tunceli Valiliğine gönderilen yazı doğrultusunda Tunceli Vali Yardımcısı Akın Zor ve Mazgirt Kaymakamı Menderes Topçuoğlu görevden ve Topçuoğlu'nun yerine yeni görevlendirme yapıldığı da İçişleri Bakanlığının valiliğe gönderdiği yazı doğrultusunda Çayırlı Kaymakamı Ömer Büyükergene'nin görevden alındığı yerine yeni görevlendirme yapılacağı 2 KAYMAKAM AÇIĞA ALINDIŞanlıurfa Akçakale Kaymakamı Hamza Özer ile merkez Karaköprü İlçe Kaymakamı Ufuk Akıl'ın açığa alındığı öğrenildi. Daha önce Şanlıurfa Vali Yardımcısı olarak görev yapan Ufuk Akıl, 07/08/2019 tarih ve 2019/268 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Karaköprü ilçe kaymakamı olarak atanırken, Karaman'ın Başyayla ilçe kaymakamı olarak görev yapan Hamza Özer ise 2017 yılında Akçakale Kaymakamı olarak 2 VALİ YARDIMCISI AÇIĞA ALINDI Bingöl’de Fetullahçı Terör Örgütü/Parelel Devlet YapılanmasıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında 2 vali yardımcısı açığa bilgiye göre, FETÖ/PDY ile ilgili soruşturma kapsamında bazı illerde olduğu gibi Bingöl'de de görevden iki isim alındı. İçişleri Bakanlığı talimatıyla soruşturma kapsamında açığa alınanların vali yardımcıları ile olduğu 2 KAYMAKAMA FETÖ SORUŞTURMASIBatman'ın Sason ve Beşiri kaymakamları terör örgütü FETÖ soruşturması nedeniyle görevden alındı. Sason Kaymakamı Abdullah Özadalı ile Beşeri Kaymakamı Sinan Aşçı, haklarında başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında görevden alındı. Özadalı'nın Sason Kaymakamlığı'na 10 Eylül 2018'de, Aşçı'nın ise Beşiri Kaymakamlığı'na 7 Ağustos 2019'da göreve başladıkları VALİSİ AÇIKLADIErzurum Valisi Okay Memiş, İçişleri Bakanlığının Fetullahçı Terör Örgütü'ne FETÖ yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında Narman, Uzundere ve Hınıs kaymakamlarının görevden uzaklaştırıldığını basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Bakanlık tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında Narman, Uzundere ve Hınıs kaymakamlarının görevden uzaklaştırıldığını belirterek, "Bu, idari bir tedbir, özel bir çalışma. Dolayısıyla bu mücadele devam ediyor. Biz istiyoruz ki hiç kimse, kamu görevlisi bu şeylere bulaşmasın. Bu yapı devletin içine sızmış, manevi duygularımızı rencide eden bir yapılanma." örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Memiş, şunları kaydetti"Bu mücadele sonuna kadar devam edecek. Bu devlet büyük bir devlet. Temizlendikçe güçleniyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda net ifadeleri ve yaklaşımı var. Bütün terör örgütleriyle mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Bu tür operasyonlarla temizlendikçe daha da güçleneceğiz. Mülki idarede oluyor, keşke olmasa. Yargıda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyette bu tür operasyonlar oluyor ve olmaya da devam edecek."Her soruşturmada yeni bilgilerin ortaya çıktığına dikkati çeken Memiş, şu ifadeleri kullandı"FETÖ'nün uyguladığı ankesörlü telefonla görüşmeler gibi çok farklı yöntemler var. Biz bunları tespit ediyoruz veya itirafçı sözlerinde 'Benim liderim buydu.' diyor, kişi ismi veriyor. Her soruşturma, her gözaltı yeni bilgilere ulaşmamızı sağlıyor. Çok kozmik bir yapılanma. Öyle tahmin ediyorum, bu kişiler 2016'dan önce görevdeydi çünkü birkaçı kıdemli kaymakam. Yani irtibatını kesmediğini tespit ediyoruz. Elde daha kesin bilgiler var ama paylaşamam çünkü soruşturma devam ediyor. Neden görevden alındıklarını devlet olarak biz biliyoruz."IĞDIR VALİ YARDIMCISI YUNUS KOÇ, GÖREVDEN ALINDIAlınan bilgiye göre, İçişleri Bakanlığından Iğdır Valiliğine gönderilen yazı doğrultusunda Vali Yardımcısı Yunus Koç görevden yerine yeni görevlendirmenin yapıldığı VALİ YARDIMCISI BARBOROS BARAN GÖREVDEN ALINDI Alınan bilgiye göre, İçişleri Bakanlığından Karabük Valiliğine gönderilen yazı doğrultusunda Vali Yardımcısı Barboros Baran görevden yerine yeni görevlendirme yapılacağı KAYMAKAMI DA GÖREVDEN ALINDIİçişleri Bakanlığı'nın FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında, Antalya'nın Gazipaşa Kaymakamı Cemil Öztürk görevden Bakanlığı'nın FETÖ/PDY soruşturmasında, Gazipaşa Kaymakamı Cemil Öztürk de görevden alındı. Kaymakam Öztürk'e, dün sabah görevden alındığı bilgisinin verildiği öğrenildi. Gazipaşa Kaymakamlığı'nın resmi internet sitesinde de değişiklik yapıldı. Siteden Cemil Öztürk'ün bilgileri ve fotoğrafının yer aldığı bölüm Kaymakamlığı'na, Antalya Vali Yardımcısı Aydın Abak'ın vekalet edeceği öğrenildi.
ÖSYM'nin görevden alınan Başkanı Halis Aygün'ün, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın soru önergesine sekiz ay önce verdiği yanıtta; sınavları hazırlayan personeli en az 420 TIR'ın park edebileceği bir alanda 40 gün izole ettiklerini açıkladığı ortaya çıktı. CHP'li Karabat, Aygün'ün bu yanıtını hatırlatarak, "Ne kadar güvenlik alırsanız alın, iktidarın niyeti bozuk. Bu iş iktidarın kendisi tarafından bağımsız şekilde yapılacak iş değildir… Görüyoruz ki FETÖ gitmiş, FETÖ'nün anlayışı iktidarda ve uygulamalarına devam ediyor" KPSS sorularından bazıların Yediiklim Yayınevi'nin deneme sınavının aynısı olmasının ardından başlatılan soruşturma sürüyor. Olay güvenlik açığını gündeme getirirken, olayın ortaya çıkmasından sonra görevden alınan ÖSYM Başkanı Halis Aygün'ün Milletvekili Özgür Karabat'ın soru önergesine 5 Ocak 2022 tarihinde verdiği yanıtta güvenlik önlemlerinden bahsettiği ortaya çıktı. Karabat'ın sınavların ihalesinin neden tek bir firmaya verildiğine ilişkin sorusuna yanıt veren Aygün, ihalelerin herkese açık olduğunu bildirerek, sınavlar için güvenlik önlemlerini şöyle açıkladı "Aday kitlesi en büyük sınav olan YKS, sınav evrakı, asgari 40 gün dış dünya ile tamamen izole edilmiş bir ortamda Kapalı Dönem basılıyor. Kapalı dönemde uzman personel, yüklenici teknik personeli, sağlık personeli ve yardımcı personel olmak üzere 200'ün üzerinde personel çalışıyor. Diğer sınavlarla birlikte kapalı dönem süreci, yılda yaklaşık 320 gün ve 1700 görevli ile güvenliğini teminen baskı tesisinin en üst düzey güvenlik tedbirleri sağlanmış bir tesis olma zorunluluğu bulunmakla beraber aynı zamanda en az 420 TIR veya kamyonun yüklenmesine imkan sağlayacak park alanı olan, asgari 40 gün boyunca dış dünyadan izole olarak çalışan personelin konaklama ihtiyacını giderebilecek nitelikte bir tesis olma koşulunu da sağlaması gerekiyor. Sınavlara yönelik hizmet alım ihalesi, rekabete imkan sağlayacak şekilde açık ihale usulü ile gerçekleştirilmekle birlikte, ihale duyuruları ÖSYM internet sitesinden yayımlanmak suretiyle bütün firmaların haberdar olması sağlanarak gerekli şeffaflık sağlanıyor.""İKTİDARIN NİYETİ BOZUK" CHP'li Karabat, Aygün'ün önerge yanıtının üzerinden geçen 8 ayın ardından KPSS skandalının ortaya çıktığına dikkat çekerek, ANKA Haber Ajansı'na şunları söyledi "Bu kadar güvenlik önlemi maddi olarak ortada duruyorken nasıl oluyor da bir dershane sorulardan haberdar oluyor. Ne kadar güvenlik alırsanız alın, iktidarın niyeti bozuk. Bu iş iktidarın kendisi tarafından bağımsız şekilde yapılacak iş değildir. Halis Aygün'ün görevden alınmasıyla bitecek bir iş değildir. Halis Aygün'ün kimlerle beraber bu işi yaptığı ortaya çıkarılmalıdır. Sorumlular hesap vermelidir. Bir soruşturma başladığını biliyoruz ama soruşturmanın soruştur-MA diye bitmemesini umuyoruz. Görüyoruz ki FETÖ gitmiş, FETÖ'nün anlayışı iktidarda ve uygulamalarına devam ediyor. İşte bu anlayışların hepsini değiştireceğiz." Cumhuriyet Halk Partisi Özgür Karabat Halis aygün Güncel Haberler
Doğal olarak, herkesin aklına, sadece 2005 ile 2013 arasında KPSS, Polis Akademisi, Polis Koleji, Komiser Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı memurluğu ve konsolosluk memurluğu sınavları, kaymakamlık sınavı, hâkim ve savcı adaylığı sınavı, TSK mülakat sınavlarında hile dahil sekiz yılda 260 bin kişiyi mağdur eden FETÖ SKANDAL AÇIKLAMASIKonunun üç yönü var Birincisi sınavı gerçekleştiren ÖSYM, ikincisi benzer soruları yayınlayan Yediiklim Yayınevi, üçüncüsü ise sınavın olayın ortaya çıkmasından sonraki tutumu tam skandal üstüne skandal. Soruların, yayınlanan soru kitapçılığı ile aynı olduğunun ortaya çıkmasından kısa süre sonra ÖSYM’nin sosyal medya hesabından şu mesaj yayınlandı “Bazı sınav sorularının bir yayınevinin deneme sınavı sorularıyla aynı olduğuna ilişkin sosyal medya platformlarında ortaya atılan iddiaların incelemelerimiz neticesinde asılsız olduğu anlaşılmıştır.”DDK DEVREYE GİRDİCumhurbaşkanı Erdoğan hemen Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye soktu. Daha akşamına iddiaların asılsız olup olmadığı devletin en üst teftiş kurulu olan Devlet Denetleme Kurulu tarafından açıklandı. 2 Ağustos akşamı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı. DDK’nin suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Ağustos günü, “sahtecilik”, “kamu aleyhine dolandırıcılık” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma başlatıldı. Ardından soruları yayınlayan Yediiklim Yayınevi şirketine ait iki adreste Mali Şube tarafından arama yapıldı. Soruşturma ÖSYM’ye de skandalın, ÖSYM’nin içindeki birileriyle gerçekleşen münferit bir olay mı yoksa örgütlü mü olduğu Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda HAKKINDA İKİ FETÖ SORUŞTURMASIYALNIZ FETÖ’cü bazı hesapların, bir anda Yediiklim Yayınevi’nin sahibi Münir Çelik’in AKP ve MHP’lilerle çekilmiş fotoğraflarını paylaşması, olay ortaya çıkar çıkmaz açılan soruşturmaya rağmen algı operasyonu yürütmesi dikkatlerden Çelik’i biraz daha araştırınca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/207810 sayılı soruşturma kapsamında hakkında FETÖ/PDY Terör Örgütü üyeliğinden adli işlem yaptığı ve hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı’na dair karar verdiğini öğrendim. Çelik ifadesinde, 17/25 Aralık sürecinden önce TL kadar kurban bağışı vererek FETÖ’ye maddi yardımda bulunduğunu, Yediiklim isimli şirketin Zaman gazetesine iki aboneliğinin olduğunu ancak daha sonra iptal ettirdiğini yandan, Yediiklim Eğitim Bilgisayar Yayıncılık Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın 2016/18019 sayılı soruşturma yürüttüğünü öğrendim. Ayrıca üzerinde durulan bir başka konu ise Yediiklim’in birçok alanda hazırladığı soru kitapçıklarında KHK ile ihraç edilmiş FETÖ’cü eğitimcilerin SGK kaydı olmadan görev yaptığı 15 FETÖ İHRACI BU bilgiler, KPSS soru skandalının örgütlü işlenmiş bir suç olduğunu göstermeye yeter mi? Bu ancak çok titiz bir soruşturmayla ortaya şu ÖSYM’nin soru havuzundaki sorular mı yayınevine gönderildi, yoksa yayınevinin deneme kitapçığındaki sorular mı soru havuzuna alınıp KPSS sınavında adaylara soruldu?Her iki durumda da ÖSYM içinden işbirliği yapanlar olmadan bu skandalın gerçekleşmesi mümkün Temmuz’dan bu yana kamu kurumları içerisinde en az FETÖ’cü temizliği yapılan kurumların başında ÖSYM geliyor. ÖSYM idari kararla bazı FETÖ’cüleri ihraç etse de, OHAL kapsamında yayınlanan KHK’lar ile bugüne kadar 15 FETÖ mensubu ihraç edildi. Bu kişilerin 14’ünün yaptığı itirazlar reddedildi. Birinin incelemesi de da söylediğim gibi olayın üçüncü yönü, sınava girip mağdur olanlar. Evet sınav iptal edildi ama insanların kafasında şüpheler oluştu bir kere. Sadece sınava girenlerin değil, halkın kafasındaki soru işaretlerinin tamamen ortadan kalkması, faillerin ortaya çıkarılması her şeyden gibi, böyle bir skandalın ÖSYM içinden birilerinin dahili olmadan gerçekleşmesi mümkün değil. Bu olay FETÖ ile mücadelenin kesintisiz devamının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sadece TSK ve emniyet gibi güvenlik bürokrasisinde değil, sivil bürokrasi içinde de bu mücadele kesintisiz sürmeli. Çünkü, hırsız içerdeyse kapı kilit tutmuyor işte.
fetö soruşturma ne kadar sürer