Yorum: Güzel haber almak için dualar. vel Fecr. en güzel dua Rabbinin isimleriyle yapılan duadır. duaya rabbena ile başlamak hoştur. Tevbe için tevvab. günahların affı için gafur. hayırlı rızık için rezzak. güzel lütuflar için latif. geçmiş ve geleceğimizin hayrı için semi basir ezel ve ebed.
Polislerhastaneye gelip senle birlikte darp raporunu alıyorlar. Emniyette tedbir kararı talebinde bulunuyosun. aynı gün sana muhtemelen 6 ay süreliğine tedbir kararı çıkıyor ve durum eşine bildiriliyor. eşin 6 ay süre ile eve yaklaşmayı bırak seni telefonla araması halinde bile yaklaşık 15 günlük zorlama hapsi uygulanıyor
Bir kimseden haber almak için etkilidir. Yapacağımız formül için 21 adet beyaz biber veya susam tanesi lazım. 7 adet biberi ağıza alıp aşağıdaki kaseyi okumalısınız. Daha sonra ağızda tutmadan ateşe atmanız gerekir. Sonra ikinci taneyi agzına alır ve tane agzında iken tekrar kasemi yedi (7) defa okuyup,atese atarsın.
RüyadaEvlenme Teklifi Aldığını Görmek. Bir kişi rüyasında evlenme teklifi aldığını görürse o kişi muradına erer, sevdiğine kavuşur, sıkıntılarını ve sorunlarını aşma gücüne sahip olur, başarısı ve mutluluğu da bir ömür sürer diye tabir edilir. Rüya sahibi niyetlendiği her işi Allah’ın izini ile yerine
Şimdi gelmesi için acele etmesinler. ‘ (Zariyat ~58,59) Cuma Gününüz Bin Mübarek Olsun. Dua eder, Dua beklerim. Selamlar. Allah’ın nuruyla, ümmetini selamlayan gül yüzlü nur Peygamberin (s.a.v) şefaati üzerimize olsun. Hayırlı Cumalar. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı.
İlk teşhis 2010 yılında konmuştu ve tedavi olduğum bütün beyin cerrahları total laminektomi önerdiler. Bunun sonucunda mesleğime devam edememe durumum ortaya çıkacaktı. 2014 Kasım ayında Prof. Dr. Bülent Düz hocama muayene oldum. Mikro cerrahi ile ameliyatımı gerçekleştirdi. Bu sene de yine kendisine muayene oldum.
hNBT. Derin bir Allah inancına sahip Müslümanlar, mevlanın karşısında ve yalnızca ona sığınarak dünyevi yahut ahiretlik olmak üzere arzu ettiklerini, ihtiyacı olan birtakım şeyleri veya yaşadığı sıkıntılardan kurtulabilme temennisi içerisinde bulunur. Bunu da dua vesilesiyle, tüm ihlas ve samimiyet eşliğinde alemlerin rabbi olan Allah'la özel bir diyalog gerçekleştirir. Bunların yanı sıra hastalık sahibi kişiler de yaşadıkları bu en zor zamanalarında sonsuz rahmet ve mağfiret sahibi Allah'tan yardım ister. Bu nedenle kulların yaratanın huzurunda hastalıktan kurtulabilmek adına şifa dilediği pek çok dua bulunmaktadır. İşte, özellikle okunması gereken hastalıktan kurtulma duası... *Dermansız bir hastağın pençesine düşmüş olanlar, dertlerine çare bulmak amacıyla ellerini Allah’a açıp; ”Essâlatü ve selâmü aleyke yâ seyyidi yâ Resulallâh huzbiyedii kallet hileti veşfi marazi yâ şafil ileti bi lûtfike ve keremike yâ tabibe külli dâin ve devâin külli şey’in yâ nebiyyir rahmeti ve yâ kaşifel gummeti ve yâ şefiil ümmeti ve yâ rahmeten lil âlemin” duasını okursa, hastalığına kısa sürede şifa bulur. *Rasûlullah bir hastaya uğradığı zaman veya kendisine bir hasta getirildiği zaman şu duayı okurdu Allâhümme ezhibil-be’se Rabben-nâsi veşfi fe-enteş-şâfî lâ şifâe illâ şifâüke şifâen lâ yuğâdiru sekamen. Meali Ey insanların Rabbi!Acıyı gider,şifa ver,şifa veren şifandan başka şifa hiçbir hastalığı hariç tutmayan şifa istiyoruz.Tirmizi-Buhari *Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Osman bin Huneyf bildiriyor Kastalıktan Kurtulmak için duâ istiyen bir âmâya gözleri görmeyen, abdest alıp, iki rekat namaz kılmasını ve sonra; “Allahümme innî es’elüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin Nebiyyirrahme, yâ Muhammed innî eteveccehü bike ilâ Rabbî fî hâcetî-hâzihî, li taktıye-li, Allahümme şeffi’hü fiyye” 17 duâsını okumasını emretmiştir. *Peygamberimizin sözünü ettiği bir diğer şifa suresi, Fâtiha Suresidir. "Fatiha her türlü hastalığa şifadır" buyuran Allah Resulü maddi/manevi bütün hastalıklara karşı Fatiha'nın okunması gerektiğini tavsiye eder. * "Ailesinden birisi hastalandığı zaman Resulullah sav Muavvizatı Felak ve Nâs Sûrelerini okuyarak onun üzerine üflerdi. Vefatıyla sonuçlanan hastalığa yakalandığında bu sureleri okuyup onun üzerine üflemeye ve kendi eliyle meshetmeye başladım. Çünkü onun elinin bereketi benim elimden daha fazlaydı." *Bir gün iki gözü a’mâ bir kimse gelip, “yâ Resûlallah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Allahü teâlâya duâ et, gözlerim açılsın,” dedi. Peygamberimiz, “Kusûrsuz bir abdest al! Sonra Yâ Rabbî! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselâmı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselâm! Seni vesîle ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hâtırın için kabûl etmesini Rabbî! Bu yüce Peygamberi bana şefâatcı eyle! Onun hurmetine duâmı kabûl et!” duâsını okumasını söyledi. Adam, abdest alıp duâ etti. Hemen gözleri açıldı. Bu duâyı Müslümanlar, her zaman okumuşlar ve maksadlarına kavuşmuşlardır. ŞİFA DUALARI NELERDİR? HASTALARIN OKUYABİLECEĞİ ŞİFA DUALARI... *Aişe rivayete göre Rasûllah kendilerine bir hasta getirildiğin de söyle duâ ederlerdi; “Ezhib”l be”se Rabbin”nasi esfi ve entes”safi la sifae illa sifauke , sifaen la yügadiru sekama” Bu hastalığı gider ey insanların Rabbi! şifa ver, çünkü şifa verici sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifa yoktur. Öyle şifa ver ki hiç bir hastalık bırakmasın. *Şifa Duası ”Bismillah,erkike min külli şey’in yü’zike,ve min şerri külli nefsin ev aynin hasidin,Allahu yeşfike, Bismillahi erkike". Duanın Anlamı
Hayatta insaların imtihanlarından biri’de hasta olmaktır. Kimileri hastane yatağında kimileri ağır bir hastalıktan kurtulmak için mücadele vermektedir. Yüce Rabbimiz öncelikle hepimize sağlık ve sıhhat versin. Bugün kü makalemiz’de Hastanın iyileşmesi için dua olarak derledik. Her hastalığın bir tedavisi vardır. İnsanlar, doğrudan veya dolaylı yollarla sebep oldukları hastalıkların tedavisini araştırmakla sorumludur. Çünkü vücudumuz, sağlığımız bize emanettir. Hastalıklardan korunmak bir vazife olduğu gibi, hasta olunca merak etmemek, sabır içinde şükretmek de mühim bir vazifedir. Duanın, dua ile kazanılacak moral ve hastalığa direnme gücünün tedavide payının büyük olduğu tıp otoritelerince de kabul edilmektedir. Hastalara hakikî teselli kaynağı îmandır. İmanlı hastalar îmanın verdiği teselli kuvvetiyle, nuruyla hastalığın âhirete ait sevabını düşünür, sabreder, şükreder, dua edip yalvarır. Allah’tan afiyet ister. Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, TÜRKÇE OKUNUŞU Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn’ i kırk defa okursa, şehîd olarak vefât eder. Şifâ bulursa, bütün günahları afv olur.” Eshâb-ı kirâmm büyüklerinden Osman bin Huneyf bildiriyor İyi olması için duâ isteyen bir âmâya, hadis-i şerifte bildirildiği şekilde abdest alıp, iki rekât namaz kılmasını, sonra TÜRKÇE OKUNUŞU “Allahümme innî es’elüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin Nebiyyirrahme, yâ Mu-hammed innî eteveccehü bike ilâ Rabbî fî hâcetî-hâzihî, li tukda li, Allahümme şeffî’hu fîyye” duâsım o-kumasmı emretmiştir. Şu dualar Peygamberimiz asm’in hastalara okuduğu dualardır “Es’elü’llâhe’l-azîm. Rabbe’l-arşi’l-azîm en yeşfiyeke.” Arş-ı Azimin Rabbi olan Allahü Azîmüşşan’dan sana şifalar ihsan etmesini dilerim. Aile fertlerinin birinin hastalanması halinde Efendimiz asm mübarek elini hastanın alnına koyardı ve şöyle duâ ettiği olurdu “Allahümme Rabbenâ. Ezhibi’l-be’se, işfi, ente’ş-Şâfi. Lâ şifâen illâ şifâüke, şifâen lâ yuğâdiru sekamen.” Allah’ım, sen bütün insanların Rabbisin. Bu hastanın ızdırabını gider. Şifa ver. Şifayı veren sensin. Senden başka şifa yaratan yoktur. Ancak senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalıktan eser bırakmayacak şekilde şifalar ihsan eyle. Eshâb-ı kirâm, Resulullahm tavsiye ettiği bu duâyı hastalıkta, dert ve belâda hep okurdu. Bu duâda, dileğin kabûl edilmesi için, Muhammed aleyhisselâm vesîle edilmektedir. Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil aliyyil’azîm. Duâsı da bütün hastalıklar için okunur. Dertlerden kurtulmak için ve murâda kavuşmak için besyüz kerre okunur. Evvelinde ve âhirinde yüzer def’a salevât-i şerîfe okuyup duâ etmelidir.
Rüyada birinden hayırlı haber almak görmek eşi ile arasının açılacağına, sorunlardan dolayı çöken maneviyatının iyileşmeye başlayacağına, zararsız görünen bir olayın birçok problem doğuracağına, sorunlarından ve sıkıntılarından kurtulması için artık ona göz kulak olacağına, ailesi içinde çok sıkıntılı ve sorunlu zamanlar yaşayacağına, çok büyük sıkıntıların ve sorunların ardından çok hayırlı kazançlar elde edileceğine, elinin darlık görmeyeceğine ve aldığı hayır duaları nedeniyle kazalardan uzak yaşayacağına, yalanı sürdürmeye ve ortalığı karıştırmaya çalışan bazı kişilere hadlerinin bildirileceğine, tabir olarak rüyada birinden hayırlı haber almak görmek kendi geleceğine, her şeyi arkasında bırakıp kendisi için hayırlı, yaptığı işlerin durma noktasına geleceğine, kırılan kalbin onarılacağına, kırılacağına, iş hayatının günden güne kötü bir hale geleceğine, elinde bulunan imkânları çok doğru ve bereketli bir şekilde kullanacağına, tabir olarak rüyada birinden hayırlı haber almak görmek ağız tadının bozulmayacağına, sorunlarının her geçen gün azalacağına, istediği restorana gideceğine ve istediği mağazadan alışveriş yapacağına, rüya sahibinin değişik iş kollarına yöneleceğine, sürpriz gelişmelerle karşılaşacağına çok mutlu olacağına, bol kazançlı ve hayır dolu bir işe girileceğine, yorumlanır.
Hastalık ve sıkıntılar için okunacak dua ve sabır Soru Ruhi bunalımdan kurtulmak için sabırlı olmak için ve ahlakının gözeleşmesi için hangi duaları okumam gerekir ben diyaliz hastasıyım çok sık bunalıma girebiliyorum ve sabırsız olduğum içinde bu ahlakıma yansıyor Cevap Değerli kardeşimiz; Şu dualar Peygamberimiz'in hastalara okuduğu dualardır "Es'elü'llâhe'l-azîm. Rabbe'l-arşi'l-azîm en yeşfiyeke." "Arş-ı Azimin Rabbi olan Allahü Azîmüşşan'dan sana şifalar ihsan etmesini dilerim." Aile fertlerinin birinin hastalanması halinde Efendimiz mübarek elini hastanın alnına koyar, şöyle duâ ettiği olurdu "Allahümme Rabbenâ. Ezhibi'l-be'se, işfi, ente'ş-şâfi. Lâ şifâen illâ şifâüke, şifâen lâ yuğâdiru sekamen." "Allah'ım, sen bütün insanların Rabbisin. Bu hastanın ızdırabını gider. Şifa ver. Şifayı veren sensin. Senden başka şifa yaratan yoktur. Ancak senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalıktan eser bırakmayacak şekilde şifalar ihsan eyle." Hz. Eyyub çok şiddetli bir hastalığa yakalanmış ,hastalığı uzun sürmüş ve çeşitli imtihanlara, musîbetlere maruz kalmıştı.. Fakat tüm musîbetler, O’nu hep sabredici bulmuş ve SABIR KAHRAMANI ünvanını almıştı.. Sonra imtihan daha da şiddetlenmiş, hastalık o kadar ilerlemişti ki; Allah’ı anan diline ve kalbine zarar vermeye başlamıştı. İşte o zaman Kendi bedenî sağlığı için değil, Allah’ı anmasına zarar gelmemesi için, O’naCC şu şekilde dua etmişti; “Rabbi İnnî messeniyedurru ve EnteErhamurrâhimîn” “Bana zarar dokundu, Ey Rabbim sen en merhametli ve en şefkatlisin” Bunun üzerine Allah, O’nun sabrına ve halis niyetine hürmetle şifa vermişti.. Allahtan sabır oruç ve namaz ile yardım dilemenizi tavsiye ederiz. Allah'a içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz. Ama duaların kabul olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır. Sabır ruhun bir melekesidir, güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Allah'ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşrû olmayan istek ve arzularına mukavemet edebilmek, hayatta elde olmadan başa gelen ve insana büyük elem ve keder veren bela ve musîbetlere karşı koyabilmek ve bunların üstesinden gelebilmek için sabırlı olmak ve sabretmeye alışmak lazımdır. Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı bu güzel özelliktir. Her türlü rezaletin sebebi sabırsızlık veya gerektiği kadar sabır gösterememektir. Sabır her faziletin üstünde bir değer taşır. "Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir" el-Bakara, 2/153, 155. Sabrın sonu selamettir, başarıdır. Sabır acıdır. Fakat sonucu tatlıdır. Hz. Peygamber "Sabreden başarıya ulaşır' ; "Sabır başarının anahtarıdır"; "Sabır bir ışıktır"; "Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir"; "Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende bir çok hayır vardır" buyurarak sabrın faziletini anlatmıştır. Hz. Peygamber "Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür" Buhârî, Cenâiz, 32 sözüyle bir felaketle ilk karşılaştığı zamandaki sabrın önemini vurgulamıştır. Sabretmek, mahkûmiyete, meskenete ve zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caîz değildir. Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsanan kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir. Rasulullah Ya Rabbi! Acizlikten ve tenbellikten sana sığınırım" Buhari, Cihad, 25 diye dua etmiştir. Bazı sıkıntılar vardır ki, kulun irade ve gücünü aşar. Böyle felaketler başa geldiği zaman heyecana kapılmadan ve şikayet etmeden takdir-i ilâhiye razı olup sabretmek müminlerin özelliklerindendir. Nitekim Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerimde sabr-ı cemili güzel sabır emretmektedir. Yusuf, 12/18. Rasulullah Sabr-ı cemil şikayet edilmeyen sabırdır" buyurmuştur. Aslında elden bir şey geldiği zamanlarda sabırsızlık gelmediği zamanlarda sabırsızlık göstermenin bir faydası yoktur ve lüzumsuz bir harekettir. Kur'ân-ı Kerim'in yetmişten fazla ayetinde zikredilen sabır, insan tabiatına aykırı olan zorunlu hallere uymak ve güçlüklere karşı koymak demektir. Sabrın gâyesi, beklenmedik olaylar, içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermektir. Allah Teâlâ sabredenlere mükâfatını hesapsızca vereceğini müjdelemiş ve onları övmüştür. Mü'minler, çoğu zaman sırf inandıkları için Allah düşmanlarının zulüm ve kötülüklerine hedef olurlar; çeşitli işkencelere uğrar, onlarla savaşmak zorunda kalırlar. İşte bu durumda sabır, mü'minin güç kaynağı, imanının koruyucusudur. Hz. Musâ'ya inananlara Firavun eziyet etmek isteyince onlar "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür" el-Araf 7/126 diye duâ etmişlerdi. Sevgili Peygamberimiz ve ilk müslümanların, yapılan işkence ve eziyetlere nasıl sabır ve tahammül gösterdikleri bilinen bir husustur. İbadetlerin nefsimize ağır gelen yönleri de sabırla hafifler. Böylece huzur içinde günde beş vakit namaz kılar, sıcak yaz günlerinde hiç bir sıkıntı duymadan oruç tutarız. Diğer ibadetler ve ahlâkî davranışlarda böyledir. Aşağıdaki âyetler bunu göstermektedir "Her kim sabreder ve suç bağışlarsa, bu hareket arzu edilen en iyi işlerdendir" eş-Şurâ, 42/43; "İçinizden mücahitleri ve sabredenleri belirtelim diye sizleri mutlaka imtihan ederiz. Haberlerinizi de denetleriz" Muhammed, 47/31. Çoğu zaman insan nefsine uyar; Allah Teâlâ'nın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak ona zor gelir, nefse hoş gelen fena arzularını tatmin etmek ister, iyilik ve faziletlerden kaçınır. Meselâ; cebindeki parasını eğlence ve zevkleri için harcamak, bir yoksula vermekten daha hoş gelir. Bir çocuk için oyun oynamak, ders çalışmaktan daha ilgi çekici görünür. Gezip tozmak, çalışıp kazanmaya tercih edilir. İşte bu durumda, insanın, kendisine zor gelse bile, iyi olanı, faydalı olanı seçmesi, sabır ve tahammülle onu yerine getirmeye çalışması çok güzel bir davranıştır. Ayrıca insanlar hayat boyunca, bolluk veya yokluk içinde kalabilir, sağlıklı iken hastalanır, sel, deprem, yangın gibi felâketlerle karşılaşabilir; bütün bu durumlarda insanın en büyük dayanağı sabırdır. Aksine davranış, insanı Allah Teâlâ'ya isyana ve nankörlüğe sürükler. Cenab-ı Hak bu konuda şöyle buyurmuştur "Doğrusu kim Allah'tan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse; muhakkak ki Allah iyilik edenlerin mükafatı boşa, çıkarmaz" Yusuf, 12/90. Peygamberler sabrın en büyük örnekleridir. Çünkü onlar bütün güçlükleri sabırla karşılamışlardır. Dileğimiz Allah bizi, "belâlarına çok sabreden ve nimetlerine çok şükreden" kullarından eylemesi olmalıdır İbrahim, 14/5. Sabrın sonu selâmettir. Sabır, iman ve ibadetin, ilim ve hikmetin, kısaca bütün faziletlerin başıdır. Sabırlı insan iyi insandır. İyi işler yapıp birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin kurtuluşa ereceklerini Allah Teâlâ haber vermiştir. Sabır zafere giden yoldur el-Asr, 103/1-3. Peygamber Efendimiz; "Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hakk sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiç bir kimseye verilmemiştir" Tirmizi, Birr, 76. "Hoşlanmadığın şeye sabretmende büyük fayda vardır" Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 307 buyurmuştur. Ayrıca Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor "Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele" el-Bakara, 2/ 155. Bu ve benzeri âyetlerden Allah Teâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve bu imtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz. Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız Sabırla koruk, helva olur" demişlerdir. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor "Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır" Riyâzüs-Sâlihin, 1, 54. Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Allahın dinini tebliğ ederken hepsi çeşitli sıkıntılara uğramış, kendilerine eziyet edilmiş, yurtlarından çıkarılmış. Hükümdarlar tarafından zindana atılmış ama onlar daima sabretmişlerdi. Kuran-ı Kerimde peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Rasulullahın hayatı ise baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her müslümana düşen görev, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allahtan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır. Selam ve dua ile...
Bismillahirrahmanirrahiym“Allahümme inni es’elüke’l -afiyete fi’d- dünya ve’l ahirati, Allahümme inni es’elüke’l-afve ve’l afiyete fi dini ve dünyaye ve ehli ve mali, Allahümmestur avrati ve amin rav’ min beyni yedeyye ve min halfi ve an yemini ve an şimali ve min favki ve e’uzü bi-azamatike en uğtale min ağnini bi!l-ilmi ve zeyyinni bi’l-hilmi ve kerrimni bi’t-takva ve cemmilni bi’l-afiyeti”.Anlamı”Allah’ım, Senden dünyada ve ahirette huzur ve sağlık isterim. Allah’ım, Senden, dinim, dünyam, çoluk çocuğum ve malım için af ve afiyet isterim. Allah’ım, ayıplarımı kapat, beni, korkularımdan güvene kavuştur. Allah’ım, beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, ve başımdan gelecek her türlü hastalıklardan, kötülüklerden koru. gelecek bir kötülükle tuzağa düşürülmekden, yere vurulmakdan ,senin yüceliğine sığınırım. Allah’ım, beni ilim ile zenginleştir, hilm ile süsle, takva ile kereme kavuştur. afiyetle güzelleştir.”Hasta olana yakını tarafından okunacak bir dua;“Allahümme ezhibi’l-be’se, rabbennasi eşfi ve enet’ş-şafi la şifae illa şifaüke,şifaen la yuğadirü sekama”Anlamı Allah’ım, ey insanların Rabbi bu hastanın ızdırabını dindir,onu şifaya başka şifa verici yokdur, öyle bir şifa verki, bir daha hastalık Hastalık için Dua
hastaneden hayırlı haber almak için dua