935- Soru: Mescide girildiği zaman adab kabilinden olan şeyler nelerdir? Cevap: Bu hususta onbeş edeb sayılmış bulunmaktadır. 936 - Soru: Bir cami cemaate dar gelse ve genişletmek kaçınılmaz bir zaruret halini alsa, bu durumda o caminin yanında bir şahsın evi bulunsa, o kimse de evini satmaya razı olmasa nasıl hareket edilir? KadınınEmir Konumunda Olduğu Bir Toplum Ailesinin Üzerine Ağlamasıyla Ölünün Azap Çekmesi Acele, Şeytandandır Meleklerin, İnfak Edenlerle İlgili Duası Ya Hayır Söyle Ya Sus Sahih-İ Buhari'nin Savunması Sinek Hadisi Çevresinde Birtakım Hadisler Hakkında Allah'ın En Fazla Kızdığı Helal; Talaktır. 3. BÖLÜM AKİDE VE İnsanı tanıtan en önemli özelliklerden biri konuşma tarzıdır. Hayata bakışı, inancı, fikir, görüş ve düşünceleri, insanın sözleriyle anlaşılır. Kalpte hissedilenler, zihindeki gizli düşünceler, istekler, idealler, hedefler ve korkular konuşmalara yansır. İnsanları birbirine tanıtan, dost kılan konulardan biri, sohbetleridir. Kur'an'ın haber verdiği konuşma ve Peygamber(s.a.v.) efendimizin sünnetlerine uymak, ahiret yolunun en büyük rehberinin izinden, yolundan gitmektir. Böyle kimseler asla yolunu şaşırıp gaflete dalalete düşmezler. Kâmil müminin ve kâmil mürşidin en önemli hasletlerinden bir tanesi, lanetli ve fani dünyadan yüz çevirmesidir. Deve ve ata binme yaşı ile de ilgili olarak, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in katıldığını zikrettiğimiz yarışlarla ilgili rivâyeti verebiliriz. Zîra bu rivayetlerde, yarışmadaki müsâbıklardan birinin Abdullah İbnu Ömer olduğu belirtilir. KonuúmaAdabı İnsanlar arası iletişim yollarından biri konuşmaktır. Huzurlu ve sağlıklı bir toplum için doğru iletişim kurmak ve konuşma adabını bilmek gerekir. Yüce Allah ve Resulü (s.a.v.), insanların güzel sözler ve ifadelerle konuşmalarını; kullanacakları her kelimeyi dikkatle seçmelerini tavsiye etmektedirler. Lb9T0. Allah’ın son elçisi ve İslam dininin peygamberi olan Hz. Muhammed Sav ümmetine hatta tüm insanlığa tebliğlerde bulunmuştur. O’nun öğrettiği, yaptığı, tavsiye ettiği her şey birer vasiyettir ve Müslümanların üzerine görevdir. Ama özellikle vefatına yaklaşırken üzerinde durduğu Peygamberimizin vasiyetleri ve tavsiyeleri bulunur. Bunları hadislerle aktarmaya çalışalım; Kur’an’ı Kerim ve Sünnet Müslümanların dinini en doğru bir şekilde öğrenmesi için dinimizin temel kaynakları Kur’an ve sünneti işaret etmiş veda hutbesinde de bunu söylemiştir; “Kitap ve Sünnet’imi vasiyet ediyorum.” Müslim “Ey müminler! Size iki emanet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız takdirde bir daha asla yolunuzu şaşırmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı Kur’an’la peygamberinin sünnetidir.” Müsned Ahiret Kur’an-ı Kerim’de çok defa ahiretten bahsedildiğini biliyoruz ve ahiretin ebedi olacağını anlatan ayetlerde bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz’de Sav bunu hatırlatarak ahiret hayatına hazırlıklı olmayı, esas hayatın ahirette olacağını söylemiştir; “Esas hayat ahiret hayatıdır.” Buhari Namaz Peygamber Efendimiz’in Sav gözümün nuru dediği ve Müslümanların üzerine farz kılınan namaz hakkında bir çok hadis rivayet etmiştir. Vefatı sırasında Rasulullah’ın yanında olan Enes ra namaz konusunda Peygamberimizin şöyle dediğini söylemiştir; “Namaz hususunda Allah’tan korkunuz!” Beyhaki Devamında sürekli “namaz, namaz…” dediğini bizlere aktarmıştır. Kadınlar Hz. Rasulullah yine vefa hutbesinde kadınlar üzerinde fazlaca durmuş ve kadınlarımızın bizlere Allah’ın emaneti olduğunu, onların haklarını korumamız gerektiğini vasiyet etmiştir; “Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız…” Müsned Dul kadın ve yetim İki zayıf olarak belirtilen dul kadın ve yetim hakkında Alla’tan korkmamızı, onlara iyi davranmamızı, onların hakkını gözetmemizi söylemiştir; “Emriniz altındaki insanlar hakkında Allah’tan korkunuz. İki zayıf hakkında Allah’tan korkunuz Onlar, dul kadın ve yetim çocuktur. Namaz hususunda Allah’tan korkunuz.” Beyhaki Emanet Emanet konusunda da Peygamberimiz çok hassa davranmış ve mutlaka emaneti sahibine vermeyi vasiyet etmiştir; “Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, bu emaneti sahibine versin. Size hediye verene hediye ile karşılık verin. Kefil borçlu gibidir. Borcun ödenmesi gerekir.” İbn-i Mace Yalan yemin Yemin etmenin dinen hükmü olsa da, yalan yere yemin etmek büyük günahlardandır. Özellikle Allah’ın adını anarak yemin etmeyi Peygamberimiz tavsiye etmemiştir; “Ey İnsanlar, yalan yere Allah’ın adını anarak yemin etmeyin. Yalan yere Allah adına yemin edenin yalanını Allah açığa çıkarır.” Taberani Tebliğ Tüm Peygamberlerin en önemli görevlerinden biri olan tebliğ, Müslümanlar için de bir vazife olarak algılanmalıdır. Peygamberimizin vasiyetleri arasında bu tebliği yerine getirmekte, insanları İslam’a davet etmekte vardır. “Bütün müminler gelecek nesilleri, İslam ile şereflenmemiş insanları İslam’a davet ederek İslam’ı tebliğ ve davet görevini yeri­ne getirmelidirler.” Darimi Takva Hz. Peygamber Sav takva sahibi olmamızı, her işin başının takva olduğunu bildirmiştir; “Ey Allah’ım! Biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takvâ, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz.” Müslim Bakınız Takva nedir Küs durmamak Hz. Peygamber Sav Müslümanların birbirleri ile kin tutmaması, birbirlerine sırt dönmemesi, birbirlerine hased etmemesi gerektiğini ve din kardeşlerinin küs durmamasını söylemiştir; “…Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terkedip küs durması helal değildir.” Buhari “Peygamberimizin konuşma adabı ile ilgili tavsiyeleri nelerdir? Kısaca yazınız.” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka konuşma adabı ile ilgili tavsiyeleri nelerdir? Kısaca Peygamberimiz, konuşma adabı konusunda insanlara bazı tavsiyelerde bulunmuştur. O, bir ortamda herhangi bir konu görüşüldüğünde “İlk sözü büyüğe bırak, ilk sözü büyüğe ver!” diye buyurarak, yaşlılara saygı gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca o konuşurken gereksiz ve boş sözlerden kaçınılmasını, az ve öz konuşulmasını, hiçbir faydası olmayan ve zarar veren konuşmalardan uzak durulmasını tavsiye etmiştir. Peygamberimiz bu konuda “Her kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.” diye buyurmuştur.“5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Lisans Yayınları Sayfa 78” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz. 2023 Ders Kitabı Cevapları ☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER! Peygamber Efendimiz nasıl konuşurdu? Efendimiz’in konuşma adabı nasıldı? Konuşma adabı ile ilgili hadis-i sözü açık seçik söylemek ve iyi anlaması için gerektiğinde tekrarlamak ile ilgili hadisler. PEYGAMBERİMİZİN KONUŞMA ADABI İLE İLGİLİ HADİSLER Enes’in radıyallahu anh belirttiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sözünün iyi anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı. Bir topluluğun yanına varıp onları selâmlayacağı zaman üç defa selâm verirdi. Buhârî, İlim 30, İsti’zân 13. Ayrıca bk. Tirmizî, İsti’zân 28 Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in konuşması, herkesin anlayacağı şekilde açık seçikti. Ebû Dâvûd, Edeb 18 Hadisleri Nasıl Anlamalıyız? Yüce Rabbimiz bize konuşma nimetini anlaşmamız için vermiştir. Konuşmadan maksat birbirini anlamak olduğuna göre, konuşan kimse maksadını herkesin rahatça anlayacağı şekilde açık ve seçik söylemek durumundadır. Bu sebeple Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz meramının iyice anlaşılması için, herkesin bildiği kelimelerle ve âdeta sözleri sayılacak şekilde konuşur, gerek duyduğu zaman sözünü üçer defa tekrarlardı. Onu dinleyen herkes ne demek istediğini iyice kavrar, hatta birçoğu bu sözleri ezberlerdi. Onun bu konuşma tarzına işaret eden Hz. Âişe “Resûlullah sizin yaptığınız gibi çabuk çabuk konuşarak sözlerini arka arkaya ulamazdı” demektedir. Buhârî, Menâkıb 23 Bu kadar açık konuşmasına rağmen aynı konuda kendisine soru soranları anlayışsızlıkla suçlamaz, sorulara cevap verirdi. İnsanlara hitap eden kimseler, muhataplarının anlayış seviyesini göz önünde bulundurmak ve onların anlayacağı şekilde konuşmak zorundadır. Bunun önemine işaretle Hz. Ali radıyallahu anh, “insanlara anlayacakları şekilde konuşunuz.” Buhârî, İlim 49 demiştir. Hatip meramını anlatamadığı veya ne demek istediği anlaşılmadığı zaman, sözlerini bir daha tekrarlamaktan kaçınmamalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bir topluluğa üç defa selâm vermesi hususuna gelince, bu onun her zamanki âdeti değildi. Şayet kalabalık fazla ise sesini herkesin duyamadığını tahmin etmişse, o takdirde üç defa selâm verirdi. Fakat birini ziyarete gittiği zaman, içeri girebilmek için üç defa selâm vermek suretiyle izin isterdi. Şayet birinci selâmda sesi duyulmuş ve içeri buyur edilmişse, oradakilere tekrar selâm verirdi. Oradan ayrılırken herkesi bir daha selâmlamayı ihmal etmezdi. Bir yere girmek için üç defa selâm verip de cevap alamazsa, daha fazla ısrar etmeden geri dönerdi. Hadislerden Öğrendiklerimiz Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz söylediklerinin iyi anlaşılması için sözünü bazen üç defa tekrar ederdi. Bir ziyarete gittiği zaman, kapıda üç defa selâm vererek izin alırdı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem herkesin rahatça anlayacağı şekilde açık ve net konuşurdu. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan Bizleri dinlerin en mükemmeli olan İslam ile şereflendiren yüce Allah hamd-u senâlar olsun. Dinimiz bir din olmanın yanı sıra mükemmel bir hayat nizamıdır da. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “İşte bugün sizin dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam’ı beğendim.”1 buyurarak İslam’ın eksiksiz bir din olduğunu ifade etmiştir. Dinimiz kolaylık dinidir ancak dünya ve ahiret saadetimiz için bizden istenen birtakım görev ve sorumlulukları da içinde barındırmaktadır. Bunların başında gelen görevlerimizden biri, Kur’an-ı Kerim’in kısa bir özeti sayılan Asr Suresi’nde de belirtildiği üzere Birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmek’’ yani İslam Davetçisi’ sıfatını taşımaktır. Bu önem arz eden görevi omuzlarımıza yükleyen İslam dini elbette sıhhatli kalmamız için de gerekli şifa reçetelerini bünyesinde barındırmıştır. İslam âlimleri bu öğütlere “Tıbb-ı Nebevî” adını vermişlerdir. Bizler de bu öğütlerden birkaçına yer vermeye çalışacağız. Allah Resulü Mısır kralı Mukavkıs’ı İslam dinine davet eden mektubu Hz. Hâtıb b. Beltea ile birlikte göndermişti. Bu davetine binaen Mukavkıs, Resulullah’a birtakım hediyeler göndermişti. Bu hediyeler arasında bir doktor da bulunuyordu. Doktor gelince dedi ki – Efendim! Mukavkıs, beni, size hizmet etmem için gönderdi. Hastalarınıza bedava bakacağım. Resûlullah Efendimiz de kabûl buyurdu. Doktora, bir ev verdiler. Her gün en güzel yiyecek ve içeceklerle izzet-i ikramda bulundular. Günler, aylar geçti. Bir Müslüman bile doktora gelmedi. Doktor, utanıp gelerek dedi ki – Efendim! Buraya, size hizmet etmeye geldim. Bugüne kadar bana bir hasta bile gelmedi. Boş oturdum, yiyip içip rahatıma baktım. Müsaade ederseniz, artık gideyim. Resûlullah efendimiz tebessüm ederek buyurdu ki – Sen bilirsin! Eğer daha kalırsan, misâfire hizmet etmek, ona ikramda bulunmak, Müslümanların başta gelen vazifesidir. Gidersen de uğurlar şunu bil ki, burada senelerce kalsan, sana kimse gelmez. Çünkü, Ashâbım hasta olmaz! İslâm dini, hasta olmama yolunu onlara göstermiştir. Ashâbım temizliğe çok dikkat eder. Acıkmadıkça bir şey yemez ve sofradan da doymadan Temel ihtiyaçlarımızdan olan yemek yemenin miktarının ne kadar olması gerektiğini Allah Resulü “Ademoğlu, tıka basa doldurduğu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Mutlaka doldurması gerekiyorsa üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de kendisine ayırsın.”3 Hadis-i Şerifiyle ifade etmişlerdir. Başka bir Hadis-i Şerifte de “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey Göbekli olmak, çok uyku ve tembelliktir.”4 Günümüzde Koruyucu Hekimlik’ olarak anılan hastalıktan korunma yolları hakkında Resulullah tavsiyelerinden bir demet sunuyoruz “Bir yerde veba olduğunu işitirseniz, oraya girmeyin. Bulunduğunuz yerde veba oluşursa oradan ayrılmayın.” Buhari, Müslim “Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaçınız.” Buhari, Ahmed b. Hanbel Peygamberimiz bu hadiste cüzzamın bulaşıcı olmasını yanında cüzzamlı olan kimsenin aslan yüzüne benzer bir yüz görünümüne sahip olmasını da kastetmiş olabilir. “Köpek, bir kabı yalarsa onu yedi defa yıkayın. Birinde toprakla temizleyin.” Buhari, Ebu Davud, Tirmizi “Size ne oluyor ki dişleriniz sararmış olduğu halde yanıma geliyorsunuz, misvak kullanın.” “Yiyecek ve içeceklerinizin kaplarının ağzını açık bırakmayınız.”Müslim, Tirmizi, Ebu Davud “Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız.” Feyzul Kadir Seyahate çıkınız, sıhhat bulursunuz.’’Taberani Çörek otu, ölümden başka her şeye devadır.’’ Buhari dövme yapmayı yasaklamıştır.’’Buhari, Ebu Davud Allah, temizdir. Temizi sever, etrafınızı temizleyiniz.’’Tirmizi “Temizlik, imanın yarısıdır.’’ Müslim, Tirmizi, Ahmed b. Hanbel “Her Müslümanın yedi günde bir yıkanması, Allah onun üzerindeki hakkıdır.’’Müslim Resulullah’ın hastalıktan korunmanın yanı sıra hastalık anında da ne yapılması gerektiğini bildiren tavsiyeleri vardır. Bir Hadis-i Şeriflerinde “Şifa üç şeydedir Bal şerbeti içmek, kan aldırmak, dağlama yapmak.’’5 diye buyurmuşlardır. Dağlama yapmak, daha sonra men edilmiştir. Başka bir Hadiste ise “Gözü ağrıyan birisine Sabur ile tedavi et’6 buyurdu.” Sabur; ülkemizde sarısabır adıyla bilinen Aloe Vera bitkisidir. Allah Resulü tıp ile ilgili tavsiyelerini bu yazımızda bitirmek elbette ki mümkün değildir. Ancak merak edeniniz olursa -ki her Müslümanın merak etmesi gerekir- müsaadenizi isteyerek bu konuyla ilgili birkaç kitap tavsiyesinde bulunmak istiyorum. Kütüb-i Sitte’nin müellifleri, eserleri arasında Tıbb-ı Nebevî hakkında müstakil kitap veya bölüm ayırmışlardır. Bunların yanı sıra bu Hadislerin açıklamalı olarak yer aldığı ve bu Hadislerin bilimsel bilgilerle aydınlatıldığı İbn Kayyım el-Cevziyye’nin “Tıbb-ı Nebevî” adlı kitabı istifade edilmesi gereken bir kitaptır. Son olarak Resulullah’ın tavsiye ettiği bir dua ile yazıyı noktalamak istiyorum. Bedende bir ağrı veya sancı hissedince Sağ Elini vücudundaki ağrıyan yere koy ve üç kere ُBismillah’’ dedikten sonra yedi defa ِــاللهِ بُــوذُعَ أ رِذَحــاُأَ وُــدِجَــا أَ مِّــرَ شْــنِــه مِتَرْدُقَ و [E’uzubillahi ve kudretihi min şerri ma ecidu ve uhaziru] Duyduğum ve korktuğum acının şerrinden Allah’a ve kudretine sığınırım. KAYNAKLAR 1. Suresi, 3. 2. Hayatus-Sahabe M. Yusuf Kandehlevi 3. Tirmizi, İbni Mace, Hakim, İbni Hibban 4. Câmius-Sağir 5. BuhariTıb 3, Ahmed b. Hanbel Müsned 1/246 6. Müslim Hac, 89,90 7. Müslim. YAZAR Bilal Soysal

peygamberimizin konuşma adabı ile ilgili tavsiyeleri nelerdir