Sizinyanınızda bulunan tükenir; Allah'ın katında bulunan ise ebedîdir. Elbette sabredenlere de mükâfâtlarını, yapmakta olduklarının daha güzeli ile vereceğiz. (1) (1)“Bu dünya dâru’l-hikmettir, dâru’l-hizmettir (hikmet ve hizmet yeridir); dâru’l-ücret ve mükâfât (ücret ve mükâfât yeri) değil! AlakSûresi (30.cüz 96/1-19 Ayet) Takipli MealiHafız (Mehmet Çevik) Meal (Mehmet Emin Ay)Kaynak : https://kuran.diyanet.gov.tr#KuranıKerim #meal #ayet #sure 16 Sure. Nahl Suresi 96. Ayet Meali, Nahl 96, 16:96. Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz. NahlSuresi 61. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri. 08 Mayıs 2021. Nahl Suresi 61. ayeti ne anlatıyor? Nahl Suresi 61. ayetinin meali, Arapçası Kuranı Kerimi anlamak, ona göre yaşayabilmek, işte bütün mesele bu. Nahl suresi 96. âyet Harun Yıldırım meali: Sizin yanınızdaki (dünya malı) tükenir, Allah katındakiler ise bâkidir. DZaXVIW. Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an MealiSizde olanlar tükenir; ama Allah katında olan tükenmez! Elbette sabırlı davrananlara, yapmakta olduklarının ödülünü en güzeli ile Okuyan Kur’an Meal-TefsirSizin yanınızdaki dünya malı tükenir; Allah katındakiler ise kalıcıdır. Sabredenlere elbette yapmış olduklarının en güzeliyle ödüllerini vereceğiz.*Edip Yüksel Mesaj Kuran ÇevirisiSizin yanınızda bulunanlar biter; ancak ALLAH'ın yanındakiler ise süreklidir. Güçlüklere karşı direnenlerin ödüllerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette yanınızda olan şeyler tükenir, Allah'ın yanında olan şeyler ise tükenmez. Sabredenlere, ödüllerini yaptıkları şeylerin karşılığı olarak en iyi şekilde Vakfı Süleymaniye Vakfı MealiSizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın yanındakiler kalıcı olur. Sabırlı olanların ödülünü yaptıklarının en güzeline göre Rıza Safa Kur'an-ı Kerim GerçekSizin yanınızda olan tükenir. Oysa Allah'ın katında olan kalıcıdır. Ve dirençli olanları, yaptıklarının en güzeliyle kesinlikle İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’anzira sizin yanınızdaki tükenir, fakat Allah katındakiler bakidir. İmdi herkes emin olsun ki, zorluklara karşı göğüs gerenleri işlediklerinin en iyisiyle ödüllendireceğizYaşar Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim MealiSizin yanınızdaki tükenir ama Allah'ın yanındaki sonsuza dek kalıcıdır. Sabredenlere ödüllerini biz, işleyip ürettiklerinin en güzeliyle mutlaka Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe AnlamıSizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle biz muhakkak sadeleştirilmiş Sizin yanınızdaki tükenir. Allah'ın katındaki ise kalıcıdır. Biz, mutlaka o sabredenlere, yaptıkları işin daha güzeli ile mükafatlarını Esed Kur'an MesajıÇünkü sizin katınızdaki tükenir gider, ama Allah katındaki kalıcıdır. Ve kesin olan şu ki güçlüklere göğüs gerenleri yaptıkları en iyi şey neyse ona göre İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe MealiSizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiSizin yanınızdaki tükenir, Allahın yanındaki ise bakidir, elbette biz o sabredenlere yaptıkları amelin daha güzelile ecirlerini muhakkak vereceğizSüleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiSizin yanınızda bulunan dünya malı tükenir. Allah'ın yanında bulunan ise kalıcıdır. Biz sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle yanınızda olan tükenir, Tanrı'nın katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle biz muhakkak Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i KerimSizin nezdinizdeki tükenir, Allahın indindeki ise baakıydir. Sabredenlerin mükafatını biz yapmakda olduklarının daha güzeliyle vereceğiz yanınızdaki tükenir. Allah'ın katında olanlar ise sonsuzdur. Sabredenlere mükafatlarını, yaptıklarının daha güzeli ile Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe AnlamıSizin yanınızda olanlar tükenir, fakat Allah'ın yanındakiler tükenmez. Sabırlı olanları ödüllendireceğiz. Onların mükafatını yaptıklarının en iyisiyle Yıldırım Kuran-ı Kerim ve MealiSizin elinizdekiler tükenir, ama Allah'ın elinde olanlar bakidir. Biz sabredenleri, işledikleri en güzel işleri esas alarak ödüllendirecek, kötülüklerini Hulusi Türkçe Kur'an ÇözümüSizin indinizdeki tükenir... Allah indindeki ise bakidir... Sabredenlere gelince, elbette onların yaptıklarının sonucunu, yapmakta olduklarından daha güzeli ile Yüksel Eski Baskı Mesaj Kuran ÇevirisiSizin yanınızda bulunanlar biter; ancak ALLAH'ın yanındakiler ise süreklidir. Güçlüklere karşı direnenlerin ödüllerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette Aktaş Eski Baskı Kerim Kur'anSizin yanınızda olan şeyler tükenir, Allah'ın yanında olan şeyler ise tükenmez. Sabredenlere, ödüllerini yaptıkları şeylerin karşılığı olarak en iyi şekilde Khalifa The Final TestamentWhat you possess runs out, but what GOD possesses lasts forever. We will surely reward those who steadfastly persevere; we will recompense them for their righteous Monotheist Group The Quran A Monotheist TranslationWhat you have will run out, while what God has will remain. And We will deliver to those who are patient their reward for the best of what they used to Quran A Reformist TranslationWhat you have will run out, while what God has will remain. We will compensate those who are patient with the best of what they used to do. ❬ Önceki Sonraki ❭ ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا ۚ يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ Summe kulî min kullis semerâti feslukî subule rabbiki zululâzululen, yahrucu min butûnihâ şarâbun muhtelifun elvânuhu fîhi şifâun lin nâsnâsi, inne fî zâlike le âyeten li kavmin yetefekkerûnyetefekkerûne. “Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için bir ibret vardır. Diyanet İşleri Başkanlığı “Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için bir ibret vardır. Diyanet Vakfı 68-69 Rabbin bal arısına Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler kovanlar edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet bal çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Sonra bütün meyvelerden ye ve Rabbinin kolay kıldığı yollara koy.» İçlerinden çeşitli renklerde bir içecek çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki, bunda düşünen bir topluluk için büyük bir ibret vardır. Elmalılı Hamdi Yazır Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin sana kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır. Ali Fikri Yavuz Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin sana has kıldığı şaşırmayacağın yaylım yollarına çık.” O arıların karınlarından renkleri muhtelif bal çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Doğrusu bunda da düşünecek bir topluluk için Allah’ın hikmet ve emrine delâlet eden büyük bir alâmet var. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Sonra meyvaların hepsinden ye de rabbının müyesser kıldığı yollara koy, içlerinden renkleri muhtelif bir içecek peydâ olur ki onda insanlara bir şifa vardır, her halde bunda tefekkür edecek bir kavm için elbet bir âyet var Fizilal-il Kuran Sonra her meyvadan ye, Rabbinin önüne açtığı bütün yolları aş.» Arının karnından değişik renkli ve insanlar için şifa kaynağı olan bir içecek bal çıkar. Bu olayda düşünen kimseler için ibret dersi vardır. Hasan Basri Çantay 68-69 Rabbin bal arısına Dağlardan, ağaçlardan ve insanların senin için yapacakları çardaklardan evler kovanlar edin, sonra meyve ve çiçek lerin her birinden ye de Rabbinin bal imâlinde öğretdiği ve kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git» diye ilham etdi. Onların karınlarından ağızlarından renkleri çeşidli şerbet bal çıkar ki onda insanlar için şifâ vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette bir âyet var. İbni Kesir Sonra her tür üründen ye. Sonra da Rabbının işlemen için gösterdiği yoldan yürü. Karınlarından insanlara şifa olan, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar. Bunda düşünen bir kavim için şüphesiz bir ayet vardır. Ömer Nasuhi Bilmen Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin kolayca olan yollarına git.» İçlerinden renkleri muhtelif bir şerbet çıkar, onda nâs için bir şifa vardır. Şüphesiz ki, bunda tefekkür eder bir kavim için elbette bir ibret vardır. Tefhim-ul Kuran Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü, uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. ❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةً ۖ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ Men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu’minun fe le nuhyiyennehu hayâten tayyibehtayyibeten, ve le necziyennehum ecrehum bi ahseni mâ kânû ya’melûnya’melûne. Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. Türkçesi Kökü Arapçası her kim مَنْ bir iş yaparsa ع م ل عَمِلَ iyi ص ل ح صَالِحًا مِنْ erkekten ذ ك ر ذَكَرٍ veya أَوْ kadından ا ن ث أُنْثَىٰ o وَهُوَ inanmış olarak ا م ن مُؤْمِنٌ onu yaşatırız ح ي ي فَلَنُحْيِيَنَّهُ bir hayatla ح ي ي حَيَاةً hoş ط ي ب طَيِّبَةً ve elbette veririz ج ز ي وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ onların ücretini ا ج ر أَجْرَهُمْ en güzeliyle ح س ن بِأَحْسَنِ مَا olduklarının ك و ن كَانُوا yapıyorlar ع م ل يَعْمَلُونَ Diyanet İşleri Başkanlığı Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. Diyanet Vakfı Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Erkekten, dişiden her kim mümin olarak iyi bir iş yaparsa, muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları işlerin daha güzeli ile mükafatlarını mutlaka vereceğiz. Elmalılı Hamdi Yazır Erkekten ve dişiden, mümin olarak kim iyi amel işlerse muhakkak onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzeliyle mükafatlarını elbette vereceğiz. Ali Fikri Yavuz Erkekten ve dişiden, mümin olduğu halde, kim iyi amel işlerse, muhakkak onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve işlemekte oldukları amellerin daha güzeliyle mükâfatlarını elbette vereceğiz. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Erkekten dişiden her kim mü´min olarak iyi bir amel işlerse muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzelile ecirlerini muhakkak vereceğiz Fizilal-il Kuran İman etmiş olan hangi erkek ya da kadın, eğer iyi amel işlerse, ona dünyada mutlu bir hayat yaşatırız, böylelerini ahirette de yaptıkları iyiliklerin en güzel karşılığı ile ödüllendiririz. Hasan Basri Çantay Gerek erkekden, gerek kadından kim, o mü´min olarak, iyi amel ve hareket de bulunursa hiç şübhesiz onu dünyâda çok güzel bir hayat ile yaşatırız ve o gibilere her halde yapageldiklerinin daha güzeliyle ecir veririz. İbni Kesir Kadın olsun, erkek olsun; her kim, inanmış olarak iyi amel işlerse; ona hoş bir hayat yaşatacağız. Mükafatlarını yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz. Ömer Nasuhi Bilmen Erkekten veya kadından her kim mü´min olduğu halde bir sâlih amelde bulunursa, elbette onu temiz bir hayat ile yaşatırız ve onları yapar oldukları amellerin daha güzeliyle muhakkak ki, mükâfaata erdireceğiz. Tefhim-ul Kuran Erkek olsun, kadın olsun, bir mü´min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. ❬ Önceki Sonraki ❭ مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ ۖ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍ ۗ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Veyevme neb’aśu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihims veci/nâ bike şehîden alâ hâulâ-/ic venezzelnâ aleyke-lkitâbe tibyânen likulli şey-in vehuden verahmeten vebuşrâ lilmuslimîneHer ümmete, kendi cinsinden bir tanık getireceğiz ve seni de bunlara tanık tutacağız ve biz, sana her şeyi açıklayıp anlatan ve Müslümanlara hidayet, rahmet ve müjde olan kitabı indirdik. Her ümmet içinde kendi nefislerinden içlerinden birisini görevli nebi ve davetçilerini onların üzerine bir şahit getirdiğimiz gün, ey Nebim! Seni de onlar üzerine bir şahit olarak getireceğiz Baş müşahit makamına eriştireceğiz. Biz Kitabı Kur’an’ı Sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde kaynağı olarak indirdik. [Not Bu düşünce yapısı ile mü’minler, olayları; cahiliye toplumunun değer ölçülerine göre değil, Kur’an’ın hükmüne göre yorumlamak mecburiyetindedirl... Devamı..O gün her topluma, kendileri içinden aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. Ve seni de ey peygamber! Mesajının ulaşabileceği tüm insanlar üzerinde şahit kılacağız ve biz sana herşeyi açıklayıp anlatan, doğru yolu gösteren ve rahmet olan ve Allah'a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu kitabı gün, her millet içinde, kendilerinden, kutsal kitabı bilen ve kendilerine tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan şâhitler görevlendireceğiz. Seni de, geçmiş ümmetlere ve bu ümmete, Kur'ân'ı bilen, tebliğ eden önder, doğruları konuşan şâhit olarak getireceğiz. Biz bu kitabı sana, sorumluluklarını tevdi etmek üzere, dînî-şer'i her esası, genel kuralları açıklamak için, İslâm'ı yaşayan müslümanlara bir hidayet rehberi, bir rahmet ve müjde olsun diye bölüm bölüm Kur’ân-ı Kerim, 4/41; 5/109; 7/6; Tefsîru Ebüssuûd, 5/ ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak ümmet içinde kendi nefislerinden üzerlerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak günü, her ümmet içinden kendileri üzerine Peygamberlerini bir şâhid göndereceğiz ve seni de şu ümmetin üzerine şâhid getireceğiz Ey Rasûlüm. Sana bu kitabı Kur'an'ı, her şeyi beyan etmek için ve bir hidayet, bir rahmet, müminlere de bir müjde olarak perderpey günü düşün ki; her ümmetin içinden kendilerine bir şahit göndeririz. Seni de bunlara şahit olarak getiririz. Müslümanlar için hidayet, rahmet ve müjde ve her şeyin bir açıklaması olarak, sana Kitab’ı indirdiğimizin doğruluğu, o gün görünecektir.O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şâhit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şâhit olarak getireceğiz. Ayrıca bu kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak gün her bir ümmete, yine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız, bunlara da seni tanık tutarız; Müslümanlar için her şeyi belirterek, müjdelemek, onlara kılavuzluk eylemek, rahmet olmak üzere biz sana kitap indirdikO gün kıyamette her ümmete kendilerinden bir şahit peygamber göndeririz ve seni de Ey Muhammed! bu mesajın muhatabı olan insanlar üzerine şahit olarak getiririz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için bir doğru yol rehberi, bir rahmet kaynağı ve Allah'a yürekten teslim olanlara bir müjde olarak 4/41 ve gün şehâdet içün her ümmete peygamberlerini şâhid çıkaracağız. Seni de ümmetinin üzerine şâhid tutacağız. Çünki rahmetimize bir numûne olmak üzere her şeyi îzah iden ve râh-ı hidâyeti irâe iyleyen ve müslümanlara beşârertler getüren Kur’ân’ı sana inzâl gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.*Ey Muhammed! Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak topluluk içinden, kendilerine karşı bir tanık gönderdiğimiz, şunlara karşı da seni tanık olarak getirdiğimiz gün... Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve müslümanlara bir müjde olarak için gerekli her şeyi açıklayan Kuran'ı yeterli görmeyenler hakkında elçinin tanıklığı için bak 25 o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak her ümmet içinde kendilerinden üzerlerine bir şâhid ba's edeceğimiz, seni de onlar üzerine şâhid getirdiğimiz gün!... ve bu kitabı sana ceste ceste indirdik ki her şeyi beliğ bir surette beyan etmek hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslimîne bir müjde olmak içinBiz, o gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için¹ yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için Allah\a gönülden boyun eğen, bağlılık gün her ümmetin içinden kendilerinin üzerine birer şâhid -i hak göndereceğimiz gibi seni de Habîbim onların üstüne tam bir şâhid olarak getirdik. Sana bu kitabı her şey'in apaçık bir beyânı, bir hidâyet, bir rahmet ve hele müslümanlar için bir müjde olmak üzere peyderpey indirdik.Ey Resûlüm! O gün her ümmet içinde, üzerlerine kendilerinden bir şâhid çıkaracağız, seni de bunların ümmetinin üzerine şâhid getireceğiz. Sana bu Kitâb'ı, herşey için bir açıklama1 ve Müslümanlar için bir hidâyet, bir rahmet ve bir müjde olmak üzere indirdik.1“Kur’ân bütün uhrevî âhirete dâir ve dünyevî dünyaya âid, ilmî ve amelî ilme ve amele âiderkân-ı sitte-i îmâniyenin îmânın altı esâsının ... Devamı..Hesap günü her toplum içinden, onlara şahitlik yapacak kendi içlerinden bir şahit getireceğiz ve seni de, sana indirdiğimiz kitabın açık anlaşılır ve insanlara doğru yolu gösteren, rahmet ve müjde olduğuna dair, bunlara şahitlik yapman için getireceğiz. Teslim olanları gün her topluluğun içinden o topluluğa karşı bir tanık çıkaracağız. Seni de bunlara karşı tanık olarak getireceğiz. Biz sna Kitap’ı da her nesneyi apaçık belirten, doğru yolu gösterici, esirgeyici, bağınanlar için de müjdeleyici olarak gün, her ümmete kendilerinden olan peygamberleri şahit çıkaracağız, seni de bunlara [²] şahit getireceğiz, her şeyi beliğ veçhile beyan etmek, herkese hidayet ve rahmet, bilhassa Müslümanlara müjde-i saadet olmak üzere sana Kitap indirdik.[2] Bu ümmetlere veya kendi ümmetine.Ey Peygamber! Her ümmetin kendi içinden üzerlerine şahit göndereceğimiz o gün, seni de onların/tebliğine muhatap olanların üzerine bir şahit olarak getiririz. Sana bu Kitab’ı, her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için de bir müjde olarak ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. Biz kitabı sana her şeyin açıklayıcısı ve Müslümanlara da bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak o gün her ümmetten, kendileri hakkında şâhitlik edecek birer Peygamberi şâhit getireceğiz; seni de ey Muhammed, Kur’an’ı tebliğ ettiğin şu kıyamete kadar yaşayacak insanlara şâhit tutacağız. 6. En’am 19 İşte bu yüzden Biz sana, insanlığı dünyada ve âhirette kurtuluşa ulaştıracak her şeyi açıklamak ve yalnızca Allah’a boyun eğen Müslümanlara bir hidâyet rehberi, bir rahmet kaynağı ve bir kurtuluş müjdesi olmak üzere buKitabı gönderdik. Ve bakın Allah, sağlıklı ve dengeli bir toplumun temel dayanaklarını nasıl açıklıyor Her ümmete kendilerinden bir şahidi seçip göndereceğimiz gün, seni de onlara şahid getirdik. Müslümanlar için müjde, rahmet ve hidayet, her şey için açıklama olmak üzere sana Kitab’ı gün, her toplum içinden kendileri aleyhine tanıklık edecek bir şahit getireceğiz. Resulüm seni de şunlar aleyhine tanık göstereceğiz. Çünkü biz, bu Kitabı sana, her şeyi ayan beyan göstersin diye indirmiştik, Müslümanlara kılavuz osun, kalplere sevgi aşılasın huzur versin istemiştik... Hesap günü her topluma gönderdiğimiz elçilerini şahit yapacağız. Sonra seni hepsinin üzerine şahit yapacağız. Çünkü seninle geçmiş toplulukların yanıldıkları saptırdıkları her konuda ayetler gönderdik. Ayrıca bu Kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı olarak gönderdik. Kitapta Allah’ın yasalarına uyan Müslümanlar için müjdeler vardır. O gün kendilerinden her ümmete bir şahit göndereceğiz getireceğiz. [*] Seni de bunların üzerine şahit olarak getirmiş olacağız. Bu Kitabı sana, her şey için bir açıklama, [*] müslümanlar için de bir rehber, rahmet ve müjde olarak indirdik. [*]Benzer mesajlar Bakara 2144; Nisâ 441; Nahl 1684; Kasas 2875 Ayetlerin apaçık ortaya konulmasıyla ilgili bkz. Enâm 655, 97, 98, 114, 119, 126,... Devamı..Kıyamet günü, her ümmete kendilerinin içerisinden Peygamberlerini şâhit getirdiğimizde Ey Muhammed! seni de onların tamamına birden¹ şâhit olarak getireceğiz. Biz bu Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı,² doğru yol rehberi, rahmet ve Müslümanlar için de bir müjde olarak Âyetin bu bölümü “...Ey Muhammed! seni de bunların aleyhine şâhit olarak getireceğiz...” şeklinde tercüme edilebilir. Yukarıdaki tercüme; Hz. Muh... Devamı..Ve gün gelecek her toplum içinden kendi aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. ¹⁰⁵ Ve seni de [ey Peygamber, mesajının ulaşabileceği] ¹⁰⁶ kimseler üzerinde şahit kıldık; nitekim sana adım adım her şeyi olduğu gibi açıklayan, ¹⁰⁷ bir doğru yol bilgisi, bir rahmet ve Allah’a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu ilahî kelâmı Bkz. yukarıda 100. Hz. Peygamber’in Arap çağdaşları, doğal olarak, her ne kadar o’nun tebligatını ulaştırdığı ilk insan topluluğu ya da il... Devamı..Her topluma kendi içlerinden onların aleyhine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de şunların aleyhine şahit olarak getireceğiz!1 Çünkü sana her şeyi açıklayan ve gönülden Müslüman olanlar için bir yol gösterici, bir rahmet ve müjde olan bu kitabı/Kuran’ı 14/41, 39/69, 210/57, 12/111, 14/1, 16/64, 17/82ve günü gelince onların aleyhine de[²¹⁷⁸] her bir ümmetin kendi içerisinden bir şahit çıkaracağız.[²¹⁷⁹] Seni de ey Muhammed, işte şu mesajın muhatabı olan insanlara bir şahit olarak getirdik; ve sana her şeyi[²¹⁸⁰] ana kaynağından indirerek vurgulu bir biçimde açıklayan[²¹⁸¹] ve bir yol haritası, bir rahmet ve Allah’a teslim olanlar için bir müjde olan bu ilâhî mesajı indirdik.[2178] Buradaki “de”, benzer bir uyarı taşıyan 84. âyete imaen atıf niteliği taşımaktadır. Orada sapanlar, burada ise saptıranlar muhatap alınmıştır. ... Devamı..Ve o gün her ümmet için de üzerlerine kendilerinden birer şahit göndereceğiz, seni de bunların üzerine bir şahit olarak getirdik ve sana kitabı herşey için apaçık bir beyan ve bir hidâyet ve bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olmak üzere gelir, her ümmetten kendilerine birer şahit getiririz. Seni de ümmetin üzerine bir şahit olarak getirip dinleriz. Ey Resulüm, işte sana bu kutlu kitabı indirdik ki her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, Allah'a teslimiyetle itaat edecek olanlara, rahmetin ve müjdenin ta kendisi olsun. [7, 6; 5, 109; 4, 41]Her ümmet içinde, kendi aralarından, aleyhlerine bir şahid getireceğimiz gün, seni de bunların aleyhine şahid getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak yevm-i kıyâmetde her ümmetde 'aleyhlerine kendilerinden bir şâhid ba's ider ve seni de bunlar üzerine şâhid getiririz. Sana her şeyin beyânı ve müslümânlar içün rehber-i hidâyet ve beşâret olarak kitâb inzâl toplumun ümmetin içinden kendilerine karşı bir şahit çıkardığımız gün, seni de bunlara karşı şahit getiririz. Bu Kitabı, her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, bir ikram ve İslam’a girenlere müjdeci olsun diye sana parça parça topluma, kendi içlerinden bir şahid getirdiğimiz gün, seni de bunlara şahid olarak getireceğiz. Çünkü, sana her şeyi açıklamak için ve yol gösterici, müslümanlar ve rahmet için müjde olarak kitabı ümmetten kendileri hakkında bir şahit çıkardığımız gün, seni de bu ümmet için şahit tutarız. Çünkü Biz herşeyi açıklamak üzere, hakka teslim olanlar için bir hidayet, rahmet ve müjde olarak kitabı indirmiş olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde oldaħı ol gün kim viribiyevüz her bölüġe ŧanuķ ya'nį peyġamber anlaruñ üzere, gendüzilerinden daħı getürdük seni ŧanuķ şunlaruñ üzere ya'nį ķavmuñ üzere. daħı indürdük üzerüñe kitāb’ı ya'nį ķur’ān’ı bellü eylemek içün her neseneyi daħı ŧoġru yol göstermek içün daħı raħmet içün daħı muştılamaķ içün müsülmānlara ya'nį günde durġuzur‐biz her ümmetden bir ṭanuḳ, nebīlerden üstlerine özle‐ri cinslerinden ve seni getürürüz biz yā Muḥammed ṭanuḳ, bunlar indürdük senüñ üstüñe Ḳur’ānı bellü eylemeg‐içün her nesneyi. Daḫıhidāyetdür ve raḥmetdür ve beşāretdür günü hər ümmətə özlərindən bir şahid hər ümmətin öz peyğəmbərini göndərəcəyik tutacağıq. Ya Rəsulum! Səni də bunlara öz ümmətinə şahid gətirəcəyik. Biz Qur’anı sənə hər şeyi dini hökmləri, halal-haramı, günahı və savabı izah etmək üçün, müsəlmanlara və ya Allahın vəhdaniyyətini qəbul edən bütün insanlara da bir hidayət, mərhəmət və müjdə olaraq nazil etdik!And bethink you of the day when We raise in every nation a witness against them of their own folk, and We bring thee Muhammad as a witness against these. And We reveal the Scripture unto thee as an exposition of all things, and a guidance and a mercy and good tidings for those who have surrendered to Allah.One day We shall raise from all Peoples a witness against them, from amongst themselves2126 and We shall bring thee as a witness against these thy people and We have sent down to thee the Book explaining all things, a Guide, a Mercy, and Glad Tidings to To the thought expressed in 1684 above, is added another detail here. Not only will there be witnesses from Peoples, but the witnesses will be m... Devamı..

nahl suresi 96 ayet meali